Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/14278 E. 2012/4810 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14278
KARAR NO : 2012/4810
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, takibe konu senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmayıp, sahte olduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre borca dayanak senetlerdeki imzaların davacıya ait olup olmadığının belirlenemediği, davacının senet alacaklısını dava etmeyip, sadece senet hamili olan takip alacaklısını dava ettiği, senetteki imzaların davacıya ait olmadığı sabit olsa bile hamilin bu durumu bilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki davacının senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını da ispatlayamadığı, tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraf vekilleri mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz etmiş olup, bu durumda mahkemece tarafların rapora yönelik itirazları değerlendirilerek İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi öğretim üyelerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.