YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10513
KARAR NO : 2011/4112
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı karşı davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının satın almış olduğu aracın ödemelerini müvekkilinin yapmış olması nedeniyle meydana gelen alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibinin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40’ından az olmamak koşuluyla icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği ödemelerin borcuna mahsuben müvekkiline yaptığı ödeme niteliğinde olduğunu, davacının müvekkili ile müşterek olan hesaptan çektiği ve diğer şekillerde tasarrufta bulunduğu meblağlar nedeniyle müvekkilinin payı oranında borcu bulunduğunu, ayrıca vekaleten ev ve araç satışından kaynaklanan satım bedellerini müvekkiline ödemediğini belirterek, asıl davanın reddine karşılık davanın kabulüyle müşterek hesaptan 2.000. Euro, araç satışından ve ev satışından dolayı 3.500 TL’nin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı karşı davacının yargılama sırasında ıslah yoluyla talep sonucunu artırdığı da gözetilerek, müşterek hesapta davacının davalının 99.238. Euro’luk payı üzerinde tasarrufta bulunduğu, vekaleten satışını yaptığı aracın ve evin bedelini davalıya ödemediği, borçlu olduğunu bile bile davalı hakkında icra takibinde bulunarak kötüniyetli davrandığı belirtilerek, asıl davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde sair delil ve 2.12.2008 tarihli delil listesinde açıkça yemin deliline dayanmış olup, yeminin kat’i ve son başvurulabilecek delillerden olması karşısında davacı-karşı davalının karşı dava bakımından davalı-karşı davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde karşılık dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-karşı davalı yararına takdir edilen 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya ödenmesine, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 30.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.