YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7429
KARAR NO : 2012/13660
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin ticareti bırakana kadar uzun yıllar davalı ile alışveriş yaptığını, müvekkilinin ticari ilişki sonlanınca davalı şirket yetkilisi … ile 06.08.2009 tarihli protokolü düzenlendiğini, daha sonra ilişkinin başında teminat amacıyla verilen 08.06.2009 tanzim 30.04.2010 vade tarihli 13.200.00 TL bedelli bononun ödenmesinin aksi takdirde icra takibine konu edileceğinin bildirildiğini, oysa böyle bir borcun bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin söz konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyetli davalıdan %40 tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, aynı iddialarla birleşen … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/830 Esas , 2010/1423 Karar sayılı davasında 16.06.2010 ödeme günlü 3.900.00 TL bedelli bono nedeniyle menfi tespit ve %40 tazminat istenmiş, yine birleşen … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/885 Esas 2010/887 Karar sayılı davada 15.06.2010 ödeme günlü 3.900.00 TL bedelli bono nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile %40 tazminat talep edilmiştir.
Davalı vekili, iddiaya konu müvekkil şirket yetkilisi … ile protokol düzenlendiğinin doğru olduğunu ancak 31.07.2009 tarihli 8.000 TL bedelli çek ile 31.08.2009 tarihli 8.500 TL bedelli çek ödenmeyince tarafların bir araya geldiğini ve bu iki adet çekin ödeme şartlarının protokol altına alındığını, davacının teminat iddiasının usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin senet bedelleri kadar alacaklı olduğunu belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Yargılama sırasında davacı vekili … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/830 Esas sayılı dosyasında dava konusu yapılan 16.06.2010 vade tarihli 3.900.00 TL bedelli senetle ilgili davanın sehven açıldığını aslında böyle bir senedin bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde; davacının davasını usulüne uygun delillerle ispatlayamaması nedeniyle asıl davanın reddine, koşulları oluşmakla dava konusu senet bedeli olan 13.200.00 TL’nin %40’ı oranındaki tazminatını davacıdan alınıp davalıya verilmesine, birleşen … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/885 Esas, 2010/887 karar sayılı dosyasında açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, Birleşen … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/830 Esas 2010/1423 karar sayılı dosyasında açılan davanın konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.