YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6202
KARAR NO : 2012/13116
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVALILAR : 1) … Petrol Ürsanve Tic.Ltd. Şti.2) … 3) Ahmet … 4) …
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketle akdettiği bayilik sözleşmesiyle …-… bayiliğini üstlendiğini, ancak davalı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı olarak 30 gün süre ile LPG almaması ve LPG alımlarında bir önceki yılın aynı ayına ait alımlarından %20′ den fazla düşüş olması suretiyle sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkili şirketin 26.11.2007 tarihli noter ihtarıyla sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin ihlali durumunda cezai şart kararlaştırılmış olduğunu, diğer davalılar …, Ahmet … ve …’ un da 100.000,00 USD’ a kadar müşterek-müteselsil borçlu ve kefil sıfatı ile bayilik sözleşmesini imzalamış olmaları nedeniyle sorumlu olduklarını belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 30.000,00. TL cezai şart talebinin sözleşmenin fesih tarihi olan 26.11.2007′ den itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı …’ un ilk duruşmadaki beyanında davayı kabul etmediğini, şirketini 1 yıl önce devrettiğini beyan ettiği, diğer davalıların ise cevap dilekçesi vermedikleri gibi duruşmalara da katılmadıkları anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, cezai şart miktarının borçlunun iktisaden mahfına sebep olacak derecede yüksek olduğu hallerde cezai şarttan indirim yapılabileceği, davacının ıslahla birlikte açtıkları davanın 70.000 TL olup bu miktarın takdiren % 20′ si olan 14.000 TL’ nin cezai şart alacağı olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile, 14.000 TL’ nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, haklı fesih nedeniyle cezai şart alacağına ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 28. maddesine göre hesaplanan cezai şart miktarının 222.337 TL olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. 6762 S. TTK’ nın 24. (6102 S.TTK’ nın 22.) maddesi uyarınca tacir olan borçlu cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez. Ancak, belirlenen cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahfına sebebiyet verecek derecede yüksek olduğunun saptanması halinde tacir olan borçlu yönünden de cezai şarttan indirim yapılabileceği Yargıtay uygulamalarıyla kabul edilmektedir.
Somut olayda belirlenen cezai şart miktarının borçlunun ekonomik yönden mahfına sebebiyet verecek derecede yüksek olduğu mahkemece saptanmış ise de, belirlenen toplam cezai şart miktarı üzerinden makul ölçüde bir indirim yapılması gerekirken, davada kısmen talep edilmiş olan miktar üzerinden indirim yapılmış olması doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş davanın, talep edilebilecek cezai şart miktarının bir bölümüne yönelik kısmi dava olduğu gözetilerek sözleşmenin 28. maddesine göre belirlenen toplam cezai şart miktarı üzerinden makul ölçüde indirim yapılıp talebi de aşmayacak şekilde sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.