Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2062 E. 2012/7101 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2062
KARAR NO : 2012/7101
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete ZMSS poliçesi bulunan davalı adına kayıtlı aracın davalı yönetiminde iken karıştığı kazada 3.kişiye ait aracın hasarlandığını, davalının olayda %100 kusurlu olduğunu, zarar gören araç için hak sahiplerine 4.863 TL hasar bedelinin ödendiğini, davalı hakkında İnegöl 1.İcra Müdürlüğü’nün 2010/5040 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın ödeme tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili icra takibine itiraz dilekçesini tekrar ettiğini, kusuru, hasar miktarını, kaza tesbit tutanağını kabul etmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece süresi içinde takibe itiraz edilmeyip takip kesinleştiğinden açılmasında hukuki yarar bulunmayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı-borçlu vekilinin Bursa 6.İcra Müdürlüğü’nün 2009/11770 sayılı takip dosyasına yaptığı yetki ve esasa ilişkin itirazlarını içeren dilekçenin davacı-alacaklı vekiline tebliğ edilmemesi nedeniyle 17.8.2010 tarihinde itirazdan haberdar olan davacı-alacaklı vekilinin icra dairesinin yetkisiz olduğunu kabul ederek süresi içinde dosyanın yetkili İnegöl İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep etmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ZMSS sözleşmesinden kaynaklanan ve itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11.maddesi gereğince “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması gerekir” ilamsız takiplerde ödeme emri, borçlunun genel vekiline ancak vekil tebligatı kabul ederse tebliğ edilebilir. Çünkü genel vekilin her dava ve takipte müvekkilini temsil etme zorunluluğu yoktur. Takip dosyasında vekaleti bulunan vekile, o takiple ilgili tüm tebligatların yapılması gerektiği Tebligat Kanunu’nun 11/1.maddesinde açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle yürütülen takiple ilgili tüm tebligatların, borçlu adına beyanda bulunurken imzaya, borca, takibe itiraz dilekçesi verirken vekaletnamesini dosyaya sunmuş bulunan vekiline yapılması gerekir. Görüldüğü gibi Tebligat Kanunu’nun 11/1 maddesi ancak yürütülen takipte, vekilin vekil sıfatı ile takibe katıldığı durumlar için öngörülmüştür. Vekile yapılan tebligatın geçerli olması için, onun vekil sıfatıyla icra takibine katılmış olması gerekir. Örn: Vekilin borçlu adına ödeme emrine itiraz etmiş olması halinde, tebligat borçluya değil vekiline yapılır. Yine aynı Kanunun 32.maddesinde “tebligat usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur” hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda davacı vekili tarafından Bursa 6.İcra Müdürlüğü’nün 2009/11770 sayılı dosyasında 9.7.2009 tarihli takip talebi ile davalı aleyhinde icra takibi yapılmış; ödeme emrinin davalı borçluya 22.7.2009 tarihinde tebliği üzerine, davalı borçlu vekili Avukat … borçludan aldığı genel vekaletnameyi de dilekçe ekinde ibraz ederek süresi içinde (28.7.2009 tarihinde) icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz etmiştir. Davalı borçlunun itirazından 17.8.2010 tarihinde hebardar olan davacı alacaklı vekili aynı gün icra müdürlüğünün yetkisiz olduğunu kabul ettiğini beyanla dosyanın yetkili İnegöl İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep etmiş,18.8.2010 tarihli üst yazı ile dosya İnegöl icra tevzi bürosuna gönderilmiş, tevzi sonucu İnegöl 1.İcra Müdürlüğü’nün 2010/5040 takip numarasını almıştır. İnegöl 1.İcra Müdürlüğü’nce düzenlenen ödeme emri 25.8.2010 tarihinde davalı-borçlu asıl …’ya tebliğ edilmiş, dosyada vekaletnamesi ve itiraz dilekçesi bulunan davalı-borçlu vekili Avukat … tarafından 2.9.2010 tarihli dilekçe ile takibe itiraz edilmiştir. Davalı vekili, vekil sıfatı ile icra takibine katılmış ve ödeme emrine iti-
razda bulunmuştur. Bu durumda yetkili İnegöl 1.İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen ödeme emrinin davalı-borçlu vekiline tebliği gerekirken, asıla tebliğ edilmesi usul ve tebligat yasası hükümlerine uygun değildir. Tebliğ usule aykırı olup davalı-borçlu vekili yetkili icra müdürlüğü tarafından davalı asıla gönderilen ödeme emrinden 2.9.2010 tarihinde haberdar olduğunu ve aynı gün itirazda bulunduğunu beyan ettiğine göre beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi ve ödeme emrine itirazının süresinde olduğunun kabulü zorunludur. Süresinde yapılan itiraz nedeniyle takip kesinleşmemiştir.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde davalı tarafın tebliğden itibaren 7 günlük süreyi geçirdikten sonra itiraz ettiği, takibin kesinleştiğinden bahisle açılmasında hukuki yarar bulunmayan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.