Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2010/28089 E. 2012/37806 K. 14.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/28089
KARAR NO : 2012/37806
KARAR TARİHİ : 14.11.2012

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağını, birleşen … 4.İş Mahkemesinin 2007/164 Esas sayılı dosyasında ise, yine ihbar tazminatı ile birlikte yemek ve yol yardımı, genel tatil, hafta tatili ve fazla çalışma alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2- Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesine göre, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Bu nedenle davaların birleştirilmesi durumunda, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekâlet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması gereklidir.
Somut olayda, mahkemece, iki ayrı dava hakkında tek bir hüküm kurulmuştur.
Yukarıdaki açıklama ve yasa maddesi göz önünde bulundurularak, birleşen her iki dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı, her bir davada reddedilen miktar yönünde davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti ayrı ayrı belirlenmeli, harç ve yargılama masrafları ayrı ayrı tespit edilmelidir. Her iki dava da kısmen kabul edildiği halde bu dikkate alınmayarak tek bir hükümle sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Mahkemece, … Büyükşehir Belediye Başkanlığının dahili davalı yoluyla davaya dahil edilmesi ve karar başlığında dahili davalı olarak gösterilmesi, davalı şirket ile Belediye Başkanlığı arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından uygun değilse de temyiz eden tarafın sıfatı dikkate alındığında bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, Belediye Başkanlığının karar başlığında davalı taraf sıfatı ile yer alması nedeniyle, hükümde kabul edilen alacakların “davalı”dan şeklinde tahsiline karar verilmişken, gerekçe de ise her iki davalının da alacaklardan müteselsil sorumlu bulunduğu belirtilmekle hem gerekçe ile kısa karar arasında çelişki yaratılması, hem de infazda tereddüte sebep olacak şekilde hangi davalının kastedildiği açıkça belirtilmeyerek hüküm kurulması hatalıdır.
4-Mahkemece, kabul edilen alacaklara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmişse de, yine birleşen iki dava ve farklı dava tarihleri bulunduğu dikkate alındığında, infazda tereddüte sebep olacağı düşünülmeden dava tarihinin açıkça belirtilmemesi ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.