Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2196 E. 2010/9979 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2196
KARAR NO : 2010/9979
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 31.12.2008
Nosu : 507-785

Taraflar arasındaki finansal kiralamaya konu malın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Finansal Kiralama Sözleşmeleri imzalandığını, bu bağlamda davalı yana tıbbi cihazların teslim edildiğini ancak davalının kira ve sigorta borçlarını ödemede temerrüde düştüğünü borçların ödenmesi için ihtarnameler keşide edilerek 60 günlük süre verildiğini, verilen sürede borçların ödenmediği gibi, malların da iade edilmediğini, sözleşmelerin feshedildiğinin de bildirildiğini belirterek sözleşmelerin feshedildiğinin tespiti ile kiralamaya konu malların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı yanca davalıya çekilen 02.5.2008 tarihli ihtarların davalı yana tebliğ edilemeden iade edildiği, Tebligat Kanunu’nun 35/son maddesi yollamasıyla aynı maddenin 1.fıkrası hükmü uyarınca tebliğ prosedürünün tamamlanması gerekirken, davacı yanca bu hususun eksik bırakıldığı, bu nedenle malın iadesi talebinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, finansal kiralamaya konu malların sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesinin 15.4.maddesi “iş bu sözleşmede taraf olan kiracı ve müşterek borçlu müteselsil kefiller iş bu sözleşmede beyan ettikleri adreslerinin tebligat adresi olduğunu ve bu adreslere yapılacak her türlü tebligatın kendilerine yapılmış geçerli bir tebligat sayılacağını peşinen kabul ve taahhüt ederler” şeklindedir. Bu durumda mahkemece, sözleşmenin anılan bu hükmüne değer verilerek işin esasına girilip tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.