YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1354
KARAR NO : 2010/10153
KARAR TARİHİ : 22.09.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 10.06.2009
No : 112-75
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı kişi ile davalı arasında yapılan 08.07.2004 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’ni kefil olarak imzaladığını, davalının Buldan İcra Müdürlüğü’nün 2004/341 sayılı dosyasında dava dışı asıl borçlu aleyhine kredi sözleşmesine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıp alacağını tahsil ettiği halde, bu sefer yukarıda anılan Genel Kredi Sözleşmesi’ne ve müvekkilinin imzasının bulunmadığı Bankacılık Cari Hesap Sözleşmesi’ne dayalı olarak Buldan İcra Müdürlüğü’nün 2006/339 sayılı dosyasında icra takibi yaptığını ileri sürerek bu icra takibinden dolayı davalı bankaya borçlu olunmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkili ile dava dışı kişi arasında yapılan Genel Kredi Sözleşmesi’ni davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, bu sözleşmenin 12/a maddesi gereğince davacının imzası bulunmasa da müvekkili ile dava dışı kişi arasında yapılan Bankacılık Hizmetleri ve Cari Hesap Sözleşmesi’nden dolayı sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının kefil olduğu Genel Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklanan borcun ödendiği ve ibraname alındığı, sözleşmenin 12/a maddesi gereğince davacıyı imzası bulunmayan Bankacılık Hizmetleri ve Cari Hesap Sözleşmesi’nden dolayı sorumlu tutmanın mümkün olmadığı, her iki sözleşmenin birbirinden bağımsız olduğu, davacıyı sorumlu tutmanın kefilin kefili olduğu borcu bilmesi, kefaletin yazılı şekilde yapılması ve borç miktarının belirli olması gibi ilkelere aykırı olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Buldan İcra Müdürlüğü’nün 2006/339 sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının % 40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 22.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.