YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3471
KARAR NO : 2010/10396
KARAR TARİHİ : 29.09.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 27.10.2009
Nosu : 42-292
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar …, … ve vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asiller ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar …,…,… vekili dilekçesinde müvekkillerinin murisi …’un keşideci olduğu bonoya dayalı olarak davalı yanca icra takibine girişildiğini; ancak takip konusu senedin muris ile davalı arasında ortaklaşa otobüs alımı ve işletilmesi işinin teminatı olarak verildiğini, tarafların anlaşamaması üzerine otobüsün müşterek muris tarafından davalıya devredildiğini ve davalının da evini ve otomobilini satarak 20.000,-TL tutan bedeli ödediğini, bu suretle taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin sona erdiğini iddia ederek senetten dolayı borçlu bulunmadıklarının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevabında borçlu …’un 9 mirasçısı olduğunu, sadece bu davanın davacıları tarafından menfi tesbit ve daha öncesinde İcra Mahkemesi’nde imza inkarı cihetine gidildiğini; süreç içinde senedin verilmesini gerektiren bir ilişki olmadığı, bedelin ödendiği ve senedin teminat maksadıyla verildiği gibi iddiaların ileri sürüldüğünü; senedin nakden ibaresini taşıdığını ve aksine iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen önceki hüküm, Dairemizin 23.09.2008 gün ve 2008/1761–8684 E. K. sayılı kararı ile terekeye temsilci atanması ya da bütün mirasçıların davaya katılımının sağlanması gerekliliğinden bahisle bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bono altındaki imzanın inkâr edilmediği, senede karşı ileri sürülebilecek iddiaların senetle ispat edilebileceği ve davacıların yemin deliline de başvurmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
../…
S:2
Esas Karar
2010/3471 2010/10396
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 29.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
TL(Davacılar) TL(Davalı)
17.15.-O.H. 17.15.-O.H
17.15.-P.H. 15.60.-P.H.
00.00.-Kalan 01.55.-Kalan
Aslı gibidir.