Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/642 E. 2010/10375 K. 28.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/642
KARAR NO : 2010/10375
KARAR TARİHİ : 28.09.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 03.06.2009
No : 109-279

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince duruşmasız davacı vekilincede her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin mevduatını korumakla yükümlü olan davalı bankanın kusurundan dolayı müvekkilinin hesabından internet yolu ile aktarma yapıldığını, müvekkilinin hiç bir kusuru ve ihmalinin bulunmadığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davaranışları ile sebebiyet verdiğini, davacının hesabından yapılan havale işlemleri ile ilgili müvekkili bankaya izafe edilecek kusurun bulunmadığını belirterek davanı reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsili gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, taraflar arasındaki davacının Euro hesabı ile ilgili olarak İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/137 Esas, sayılı dosyasında tarafların 1/2’şer kusurlu kabul edilmesi ve somut olayda da tarafların yarı yarıya kusurlu olduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, takibin 8.499.65.-TL’ye takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranını aşmamak üzere değişen oranda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazla istemin reddine, hükmolunan miktarın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalı banka nezdindeki hesabından internet aracılığı ile başka bir hesaba davacının haberi olmadan ve rızası dışında havale yolu ile yapılan işlemler nedeniyle davacının uğradığı zarardan kimin sorumlu olduğunun tesbiti noktasında toplanmaktadır.
Davacının hesabından başka bir hesaba onun rızası olmaksızın internet aracılığı ile havaleler yapılması şeklinde gerçekleşen somut olayda, davacıya yüklenebilecek bir kusur somut delillerle kanıtlanabilmiş değildir. Davalı bankanın, internet bankacılığında günümüzün en son teknolojik gelişmelerinden yararlanmak suretiyle alması gereken güvenlik tedbirlerinin tümünü almamış olduğu, bundan dolayı davalının internet bankacılığı sisteminde güvenlik zafiyeti oluştuğu bilirkişi raporlarında yer alan açıklamalardan anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece somut olay bakımından davacının şifresini 3.kişilere verdiğinin somut delillerle kanıtlanamamasına, şifreyi korumadaki özen yükümlülüğünü yerine getirmediği hususunun

../…

S.2

Esas Karar
2010/642 2010/10375

ispatlanamamış olması nedeniyle davacıya sorumluluk yüklenmesinin doğru olmamasına ve internet bankacılığı teknolojisinin imkan verdiği ek önlemleri almayan, özellikle havale alıcısına iki dakika içinde 7 ayrı havale dekontu düzenlenerek ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği halde banka tarafından bu hususlarda gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesinin bankanın sorumluluğunu gerektirmesine ve bankanın kendisine tevdi edilen mevduatı korumakla yükümlü olan bir itimat müessesesi olup, hafif kusurundan dahi sorumlu bulunmasına göre davacıya kusur yüklenemeyeceği gözetilmeden hükme esas alınan bilirkişi raporunda tarafların eşit kusurlu oldukları yolundaki görüşe itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.
Karşılaştırıldı. …