Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10053 E. 2010/3686 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10053
KARAR NO : 2010/3686
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından takibe konulan bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve alacaklı görünen şahısla hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek, takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve davalının %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, borç ödenmeyince başlattıkları takibe karşı davacının itirazı olmadığı gibi, haciz sırasında borcu ödemeyi kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğu ve maaşından kesinti yapılmasına muvafakat ettiğini, ihtilafın davacı keşideci ile lehdar arasında olduğunu, müvekkilini ilgilendirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Adli Tıptan imza incelemesine ait alınan bilirkişi raporu karşısında davanın kabulüne, davacının icra dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, bono lehdarının gerçek veya tüzel kişiliğinin bulunmamasına rağmen … Ltd.Şti.yetkilisinin ciro etmesi karşısında davalının talebi gerçekleştirmekte kötüniyetli olduğunun kabulü ile İİK.nun 72/5.maddesi uyarınca alacak aslının %40’ı oranında hesaplanan 4.328.-YTL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bir senedin bono olarak kabul edilebilmesi için TTK.nun 688.maddesinde gösterilen yasal unsurları taşıması zorunludur. Anılan yasa hükmünün 5.fıkrasında “kime ve kimin emrine ödenecekse onun ad ve soyadını ihtiva eder” hükmü ile lehdarın gerçek veya tüzel kişi olması gerektiğini aramıştır. Dava konusu belgede lehdar yerine “… Turizim Seyahat Acentası”yazılıdır. Dava konusu belgeyi ciro yolu ile alan ve iyiniyetli hamil olduğunu bildiren davalı alacaklı belgedeki lehdar ve ilk cirantanın aynı tüzel kişilik olduğunu bilerek, senedi iyiniyetle aldığını belirtmiştir.
İİK.nun 72/5.maddesi gereği, davacı borçlu lehine tazminat verilebilmesi için davalı alacaklının takip yapmasında haksızlığı yanında kötüniyeti de aranmıştır.
Davalının kötüniyetli olduğu kanıtlanmadığı halde yazılı gerekçe ile %40 kötüniyet tazminatından sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.