Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/8009 E. 2010/2419 K. 08.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8009
KARAR NO : 2010/2419
KARAR TARİHİ : 08.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı … AŞ. vek.Av…. ve ihbar olunan T. … Bankası AŞ.vek.Av….’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten 13.554 TL alacaklı olduğunun … Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşen kararı ile sabit olduğunu, şirketin akaryakıt alım satımı ile iştigal ettiğini ve alacağın 314.970 LT akaryakıt satışından kaynaklandığını, alacağın mahkeme kararı ile tahsil edildiği tarihteki elde edilen gelir ile paranın alım satım akdi tarihinde ödenmesi halinde ve bunun ticari faaliyet içinde değerlendirilmesi sonucu elde edilecek gelir oranında fark oluştuğunu, şirketin malvarlığının azaldığını, bu kaybın davalıdan munzam zarar olarak tahsili gerektiğini iddia ederek 560.311.16 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının alacağını açmış olduğu dava sonucu tahsil ettiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının faiz ile karşılanamayan bir zararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya 314.970 LT akaryakıt sattığını ve bedelini tahsil edememesi nedeniyle bu parayı ticari işletmesinde kullanamadığını, ödeme tarihi ile eline geçen para ile de ticari faaliyet sonucu elde edeceği gelir oranında fark oluştuğunu ve malvarlığının azaldığını iddia ederek munzam zarar istemiştir.
BK’nun 105.maddesinde düzenlenen munzam zarar alacaklının temerrüt faizinden fazla olan zararını ifade etmektedir. Munzam zarara hükmedebilmek için alacaklının uğramış olduğu zararın temerrüt faizinden fazla olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davacıdan munzam zararı ispat için delilleri sorulmadan bazı ekonomik araçlar kullanılarak oluşturulan sepete (döviz kuru, enflasyon, borsa) göre inceleme yapan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması, davacı istemi ile munzam zararın esaslarına aykırılık teşkil etmektedir.
Bu durumda mahkemece davacının talebi çerçevesinde kendisine munzam zarar alacağını ispat olanağı tanınmalı ve bu yönde sunulan delilleri yeni bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile değerlendirilip, hasıl olacak sonuca göre karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.