Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5212 E. 2010/2342 K. 04.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5212
KARAR NO : 2010/2342
KARAR TARİHİ : 04.03.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında 06.06.2003 tarihinde … Noterliğinin … yemviye numarasıyla sınırlı sorumlu … Yapı Kooperatifindeki davalıya ait hissenin 8.000.00 YTL bedelle müvekkiline devri hususunda anlaşmaya varıp, devir sözleşmesi yaptıklarını, yine 06.06.2003 tarihinde müvekkili ile dava dışı … arasında … Noterliğinin … yevmiye numarasıyla müvekkilinin aracını …’a 8.000.00 YTL bedelle devri yönünde devir sözleşmesi yapıldığını, bu duruma göre davalıya borçlu, dava dışı …’dan alacaklı olan müvekkilinin lehtarı davalı, borçlusu … olan 06.06.2003 tanzim tarihli ve bedel hanesi boş bırakılan senedi kefil sıfatıyla imzaladığını, hisse devrinin yapılmaması üzerine müvekkilinin bononun iadesi için davalıya gönderdiği ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, davalının bedel hanesi boş bırakılarak kendisine verilen senedi kendisinin belirleyeceği bir rakam yazarak icra takibine koyacağı tehdidi üzerine müvekkilinin dava konusu 3.500.00 YTL bedelli senedi imzalamak zorunda kaldığını, davalının bedelsiz bir senedi icra takibine konulduğunu iddia ederek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının %15 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, davacının devir sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmediğinden aidat borçlarını ödeyemediğini, icraya maruz kalıp kooperatife avukatlık ücreti ödediğini ve kooperatif üyeliğinden ayrılmak zorunda kaldığını, davacının devir sözleşmesi nedeniyle verdiği senedi geri alıp, devir işleminin gerçekleşmemesi nedeniyle olağan zararına karşılık, tamamen kendi rızası ile 3.500.00 YTL bedelli dava konusu senedi ve 1.000.00 YTL nakit para verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre somut olayda öncelikle savunma şekliyle davalının ispat yükünü üzerine aldığı, bir başka deyişle davalı, davaya konu bononun kooperatif hisse devrinden kaynaklanan zararının karşılanması amacıyla davacı tarafından keşide edildiğini ispatla mükellef olduğu, kooperatiften gelen yazı ve kayıtlarda davalının 05.05.2008 tarihi itibariyle 521.98 YTL borcunun olduğu, kooperatifçe aidat alacağının tahsili amacıyla yapılan takibin yönetim kurulu kararının vazgeçmesine dayalı olarak işlemden kaldırıldığı, bu nedenle mal varlığında takip nedeniyle bir azalmanın söz konusu olmadığı, davalının, devrin davacıdan kaynaklanan nedenlerle gerçekleşmediği iddiasını ispatlayamadığı gibi kooperatife 02.03.2004 tarihinde yaptığı ortaklıktan ayrılma istemli başvurusunda da devrinden hiç söz etmediği, devir yokmuşçasına bildirimde bulunduğu, davalının iddia ettiği zararının nitelik ve kapsamının belli olmadığı, kooperatife olan aidat borcunun devir sözleşmesinden sonra davalıdan tahsili gibi bir durumunda mevcut olmadığı, herkesin aldığını geri vermekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.500.00 YTL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senedin, daha önce kooperatife hisse devri bedeli karşılığında verildiği iddia edilen boş senedin, davacıya iade edilmesi üzerine hisse devrinin de yapılmaması nedeniyle oluşan davalı zararına karşılık verildiği davalı tarafından savunulmuştur.
Davacı ise, senedin tehdit yoluyla kendisine imzalattırıldığını iddia etmiştir. Bonolar, sebepten mücerret borç senetleridir. Bono da ihdas nedeni yazılı değildir. Bu durumda mahkemece, somut olayda ispat külfetinin davacıda olduğu ve davacıya iddiasını ispat olanağı tanınması gerektiği düşünülmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.