YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13771
KARAR NO : 2012/17416
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/06/1987 – 09/08/1994 tarihleri arasında … … sigortalılığının tespitiyle, 6111 sayılı kanundan yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, 2926 Sayılı Yasaya göre … … sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile 01.06.1987-09.08.1994 tarihleri arasında davacının … … Sigortalısı (5510 sayılı yasanın 4/1-b kapsamında) olduğunun tespitine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.11.2011 tarih ve 2011/9831 Esas 2011/10178 Karar sayılı ilamı ile “Somut olayda, davacı 01.06.1987 tarihinde resen tescil edildikten sonra 10.08.1994 tarihli terk dilekçesi üzerine tescil edildiği 01.06.1987 tarihi itibariyle sigortalılığına son verilmiş, terk belgesinde davacının tarımsal faaliyetini hangi tarihte bıraktığı belirtilmediği gibi uyuşmazlık konusu dönemde davacının prim ödemesi ve tarımsal faaliyetine ilişkin delil de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacının 13.05.1987 tarihli bildirgeyle tescil edildiği 01.06.1987 tarihinde bir gün süre ile … … sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken tarımsal faaliyeti bulunmayan uyuşmazlık konusu dönemde sigortalı olarak kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” denilerek karar bozulmuş ve bozmadan sonra mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile davacının 01/06/1987 tarihinde 1 gün süre ile … … Sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş … … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
… … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir.
Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Prim kesintisinin bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirdiğini ortaya koymak, davacının tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, tarımsal faaliyetin taşınmazların kiralanması suretiyle yürütüldüğü iddia ediliyor ise, bu konuda taşınmazların kimden, hangi yıllar için kiralandığı, hangi tarımsal ürünlerin üretimi için faaliyette bulunulduğu, kiralayan kişinin … … sigortalılığının bulunup bulunmadığı, kiracının kiralama yoluyla tarımsal faaliyetini yürütmeye elverişli tarımsal alet edevatının bulunup bulunmadığı, davacının sahibi bulunduğu traktörü ne zaman edindiğinin tespit edilmesi gibi ayrıntılı araştırma yapmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, davacının köyü terk edip etmediğini tespit etmek, özetle, … faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekir.
Bu nedenle, her ne kadar Dairemizin 17.11.2011 tarih ve 2011/9831 Esas 2011/10178 Karar sayılı ilamı ile “davacının 13.05.1987 tarihli bildirgeyle tescil edildiği 01.06.1987 tarihinde bir gün süre ile … … sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken tarımsal faaliyeti bulunmayan uyuşmazlık konusu dönemde sigortalı olarak kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir” denilmiş ise de, gerek Dairemiz gerekse Yargıtay’ın diğer dairelerince de benimsenen ilkelere göre, kamu düzenine ilişkin böyle bir davada, maddi hataya dayalı böyle bir bozma kararı verilmiş olması ve mahkemece bozma ilamına uyulması karşı taraf yararına müktesep sağlamaz. Böyle olunca mahkemece, yukarıda belirtilen hususlara uygun ayrıntılı araştırma yapılmadan davacının 01/06/1987 tarihinde 1 gün süre ile … … Sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.