Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/12216 E. 2011/4132 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12216
KARAR NO : 2011/4132
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. 25.05.2010 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenen köy muhtarı taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, sulama imkanının bulunduğunu bildirdiği mahkeme hakimince fiilen sulandığına ilişkin herhangi bir gözlem zapta geçmediği halde bilirkişi raporunda 300m. kuzeydeki kanaldan sulama imkanının bulunduğu belirtilerek 1. sınıf sulu tarla kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunda sözü edilen sulama kanalından fiilen yararlanıp yararlanmadığı, yararlanıyorsa alınan suyun taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, hususları ayrıntılı bir biçimde araştırılarak belirlenmeden, pompajla sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi niteliği açıkça ve denetime olanak verecek biçimde saptanmalı, sulu tarım arazisi olduğunun (fiilen sulandığının) belirlenmesi durumunda sulu tarım arazilerinde münavebeye alınacak ürünlere ilişkin, kuru tarım arazisi olduğunun anlaşılması durumunda ise kuru arazilerde münavebeye alınacak ürünlere ilişkin İlçe Tarım Müdürlüğünün bildireceği 2009 yılına ilişkin dekar başına ortalama verim ve üretim giderleri ile kg başına toptan satış fiyatları esas alınarak sulu tarım arazisi ise %5 kuru tarım arazisi ise %6 kapitalizasyon faizi uygulamak suretiyle değerlendirme yapılarak kamulaştırma bedelinin belirlenmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, raporların bozma gereklerine uygunluğu denetlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.