YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12658
KARAR NO : 2012/14074
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Bozmadan önceki ilk karara esas alınan raporda dava konusu taşınmazın zemini ile üzerinde bulunan ağaçlar için saptanan ve hükmedilen kamulaştırma bedeline ilişkin herhangi bir bozma yapılmadığı, Dairece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapıların değerinin belirlenmesinde müteahhitlik kârı adı altında indirim yapılmaması için kararın bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde verilen yeni kararda bu defa davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olarak zemin ve ağaçlar için hiç bir bedel verilmemiş olması,
2-Mahkemece bankaya bloke edilen ve davalıya ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedelinin varsa bankadan çekilmesine kadar işlemiş mevduat faiziyle davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken işlemiş yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmiş olması,
Kabule göre de;
3-Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın davalı tarafça bankadan çekildiği de saptanmadığına göre bu farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, “davalıya ödenmemiş ise istek halinde davacı yana iadesine, davalıya ödenmiş olması halinde ise davacının bu bedel yönünden dava açması hususunda muhtariyetine” şeklinde karar verilmesi,
4-13.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6001 sayılı … Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un 22.maddesinin (1) nolu bendi “Genel Müdürlük, görev alanına giren her türlü karayolunun yapımı, geliştirilmesi, çevresinin korunması ve düzenlenmesi ve/veya tesislerin yapımı için gerekli taşınmazları kamulaştırma yetkisine sahiptir” hükmünü ve aynı Kanun’un Geçici 1. maddesinin (5) nolu bendi ise “Genel Müdürlüğün mülkiyetinde iken 5018 sayılı Kanunun Geçici 12. maddesi gereğince Hazineye devredilen taşınmazlardan satışı yapılmamış, başka kurum ve kuruluşlara tahsis edilmemiş ve devredilmemiş olanların mülkiyeti, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde Genel Müdürlüğe devredilir” hükmünü içermekte olup, bu yasal düzenlemeye göre kamulaştırılan taşınmazın davacı … adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması,
5-Davacı … Müdürlüğünün 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/j maddesi hükmüne göre (1) sayılı tarifedeki yargı harçlarından müstesna tutulduğu gözetilmeden davacıdan harç alınmasına hükmedilmesi,
6-Yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.