Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/9692 E. 2011/10810 K. 27.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9692
KARAR NO : 2011/10810
KARAR TARİHİ : 27.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca arsa niteliğindeki taşınmaz malın değeri, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanır. Emsalin sözcük anlamından da anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmaza örnek teşkil edebilecek nitelikte olması gerekir. Örneğin, benzer yüzölçümlerde, bitişik ya da yakın adalarda bulunmak, aynı imar müsaadesine sahip olmak, fiyatlarda en azından yaklaşık değerde olmak gibi nitelikler “emsal”in seçilmesine esas alınması gereken unsurlardandır. Dosya içerisinde mevcut birinci bilirkişi raporu ve bu raporun birinci eki taşınmaza bağ vasfına göre değer belirlemiş olması nedeni ile geçersizdir. Aynı raporun ikinci eki emsale göre değer belirlemiş ise de, dava konusu incelenen emsalden 33,33 kat daha değerli olup, dava konusu taşınmaz ile bu denli özellik ve değer farkı bulunan taşınmazın uygun emsal olduğu kabul edilemez. İkinci bilirkişi raporunda da değerlendirme tarihinden çok eski bir tarihte yapılan satışın emsal alınmış olması doğru değildir. Avanos gibi gelişmekte olan bir ilçede dava konusu taşınmaza daha çok benzer özellikte ve konumda taşınmazların bulunmadığı da söylenemez.
2011/9692-10810
Bu nedenle, re’sen araştırma yapılarak dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmazlar tespit edilerek, içlerinden seçilecek olanların satışlarına ait akit tabloları dosyaya getirtilip bunlara göre değerlendirme yapılması gerekirken, yanıltıcı olma olasılığı yüksek olan çok yüksek değerli, farklı konum ve alanlı taşınmazın emsal olarak kabulü,
2-Dava konusu taşınmaz 878 m² olup bunun 92,91 m²’si trafo yeri olarak kamulaştırılmış olup, kalan 785,09 m²’lik alanda kamulaştırma nedeni ile trafo yerinin konumu, yüzölçümü, taşınmazın vasfı dikkate alındığında en çok %30 değer kaybı olacağı dikkate alınmadan %50 oranında değer kaybına göre değerlendirme yapan rapora göre hüküm kurulması,
3-Kabule göre de; dava konusu taşınmaz ve her iki bilirkişi raporunda somut emsal olarak alınan taşınmazlar İmar Kanunu gereğince düzenlemeye tabi tutulmamış parseller olduğu halde, düzenleme ortaklık payı oranında indirim yapılması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıdaki hususlar dikkate alınarak bilirkişilerden tekrar ek rapor alınıp, raporlar denetlenerek bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.