YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3723
KARAR NO : 2011/5460
KARAR TARİHİ : 21.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, davalı taraf bu kez temyiz isteminin reddine ilişkin kararı temyiz etmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.
Mahkemenin 13.07.2009 gün ve 2008/1700 Esas-2009/1335 Karar sayılı kararı ve idarenin temyiz dilekçesi davalılar vekiline 13.11.2009 tarihinde yöntemince tebliğ edilmesine karşın kararı temyiz etmemiş, yukarıda sözü edilen kararın davacı idarenin temyizi üzerine davacı lehine bozulmasından sonra mahkemece 04.11.2010 gün ve 2010/193 Esas-2010/598 Karar sayılı hüküm kurulmuş, bu kez davalılar vekilince 10.11.2010 tarihinde mahkeme kararı önceki hükmün de lehe bozulması istemini içerir şekilde temyiz edilmiş, mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozmadan önceki hükmün süresinde temyiz edilmeyerek davalı taraf yönünden kesinleşmiş olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru ise de, bozma sonrası verilen hükmün temyizi kabil ve süresinde olmakla mahkemenin 22.11.2010 tarihli ek kararının bu yönden kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalılar adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın, davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davacı idareye geri ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bu farkın işlemiş yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı idareye ödenmesi yolunda karar verilmesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının üçüncü paragrafının ikinci satırındaki “işlemiş yasal faizi ile” sözcüklerinin metinden çıkartılmasına, yerine “varsa işlemiş olan mevduat faizi ile” sözcüklerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.