YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9841
KARAR NO : 2010/16213
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, irtifak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın irtifak hakkının dare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Mahkemece verilen karar daha önce, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı dışında kalan ve mücavir alanda bulunan 8945 m²’lik kısmının belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı, etrafının meskun olup olmadığı araştırılarak; bu nitelikleri sahip değilse sadece bu kısmı tarım arazisi olarak değerlendiren ek rapor alınması gerektiği konusunda bozulmuştur.
Bozma ilamından sonra Melikgazi Belediyesi’den dosya içerisine getirtilen 05.09.2006 ve 11.12.2006 günlü yazılarda dava konusu taşınmazın mücavir alanda kalan kısmının meskun mahalde bulunmadığı, temizlik, çöp toplama ve yol hizmetlerinden yararlandığı; Kayseri Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresinden gelen 27.09.2007 günlü yazıda ise taşınmazın su ve kanalizasyon hizmetlerinden yararlanmadığı belirtilmiştir.
Bu sebeple; dava konusu taşınmazın mücavir alan içerisinde bulunan, etrafı meskun mahal olmayan ve bir kısım belediye hizmetlerinden yararlanmayan 8.945 m²’lik kısmının tarım arazisi olarak değerlendirilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; daha önce bozma konusu yapılmayan ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında bulunan 10.305 m²’lik kısmın ise (bozmadan önceki bilirkişi kurulu raporunda olduğu gibi) arsa olarak değerlendirilmesi gerekirken, bu kısmı da tarım arazisi olarak değerlendiren bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.