Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8339 E. 2013/3996 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8339
KARAR NO : 2013/3996
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan…. Şti. Vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ile davalı …. Yatırım Şti. vek. Av. … gelmiş, diğer davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Asıl ve birleşen davalar harici taşınmaz satış sözleşmesi gereğince satış bedeli karşılığında verilen senedin, tapuda resmi devir yapılmadığından bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit davalarıdır.
Davalı … isticvabında, dava konusu senedin kira alacağı nedeniyle verildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, senedin müvekkiline ciro yoluyla geçtiğini, iyiniyetli 3. şahıs olduğunu, borçlu davacının diğer borçlu ile olan ihtilaflardan doğan def’ilerini müvekkiline karşı doğrudan ileri süremeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı …’in imzasını inkar etmediği 05.07.2009 tarihli sözleşme başlıklı belgeye göre senedin, mahkeme kararıyla davalı … adına tapuya tesciline karar verilen taşınmazın satış bedeli olarak verildiği anılan mahkeme kararının onanıp kesinleşmesi sonrasında tapuda davacıya devir işleminin yapılmadığı gözetildiğinde tapuda kayıtlı bir yerin adı sözleşme ile satışının geçersiz bir işlem olup, geçersiz işleme dayalı olarak verilenlerin iade edilmesi gerektiğinden davacının senet nedeniyle davalı …’e borçlu olmadığı; dava tarihinin 16.04.2010 olup, …’e dava dilekçesini 08.05.2010 tarihinde tebliğ edildiği, …’in isticvap davetiyesi ile çağrılmasına 07.07.2010 tarihli oturumda karar verildiği, icra takibinin ise 26.07.2010 tarihinde yapıldığı hususları birleştirildiğinde her iki davalının da ciro işlemini davacıyı zarara uğratma kastı ile ve anlaşarak yaptıkları, 3. kişi olan… inşaatın kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, davacının takip konusu 30.05.2010 vade tarihli 05.07.2009 tanzim tarihli 165,000 TL’lik senetten ötürü davalılara borçlu olmadığının tespitine, 165,000 TL’nin %40’ı oranında tazminatın davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu bononun davalı … yönünden bedelsiz olduğu, diğer davalı…Ltd. Şti.’nin ise iyiniyetli meşru hamil olmadığı iddiasına dayanmıştır.
Mahkemece davalı … yönünden senedin bedelsiz kaldığının ve davalı …’e karşı açılan menfi tespit davasının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; davalı hamil… inşaat Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kabulünde isabet bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacı yanın, hamil davalı şirketin dava konusu senedi TTK’nun 599. maddesi hükmü gereğince davacının zararına, bile bile kötüniyetle iktisap ettiğini ispatlaması gerekirken, iki davalı arasındaki ilişkiler değerlendirilmek suretiyle davalı şirketin kötüniyetli olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı…Ltd. Şti. lehine BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı …. Şti. Yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …. Şti.’ne ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.