Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/4262 E. 2011/5650 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4262
KARAR NO : 2011/5650
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 1001 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırıldığını haricen öğrendiğini, kamulaştırma işleminin tebliğ edilmediğini belirterek çekişmesiz bedelin arttırılarak dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın 1974 tarihinde kamulaştırıldığını bu nedenle 2942 sayılı Yasanın 38.maddesi gereğince mal sahibinin dava açma hakkının düştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Geri çevirme kararı üzerine dosya içerisine getirtilen belgelerin incelenmesinden dava konusu taşınmazın 1974 yılında kamulaştırıldığı ve taşınmaza 04.05.1975 tarihinde fiilen el konulduğu anlaşılmıştır.
İdarelerin tapu iptal ve tescil davalarına dayanak yaptığı; Kamulaştırma Kanunu’nun 38. maddesi Anayasa Mahkemesi’nin 04.11.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kararı ile iptal olmuştur.
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile; Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması hallerinde, hak sahiplerine idare ile uzlaşma ve uzlaşılmaması halinde dava açma hakkı tanınmış olup, idarenin Kamulaştırma Kanunu’nun 38. maddesine dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açma imkanı kalmamıştır.
Bu sebeple, mahkemece tüm deliller toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.