YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12391
KARAR NO : 2012/19268
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında 21.07.1998 tarihinde imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden davalıya kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname çekilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine kredi alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davayı kabul etmediğini, kredi borcunun tamamını ödediğini, davacı bankanın haksız ve hatalı işlemleri nedeni ile kullanmadığı kredi meblağları için kendisini sorumlu tuttuklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalının 5464 sayılı Yasanın geçici 4 ve 5. maddeleri uyarınca davacı bankaya yeniden yapılandırma hususunda başvurusunun bulunmadığı, … 1. Noterliği’nin 15.02.2007 tarihli ve 3534 yevmiye nolu ihtarnamesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilemediğinin görülmesi ile, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11/05/2005 tarih 2005/13-329 E, 322 K sayılı ilamında belirtildiği üzere kredi kartları borçlarının Borçlar Kanununun 101/2 maddesinde ön görülen miktarı önceden belli olan kesin vadeli borç niteliğinde olmaması dolayısıyla davalının temerrüdünün icra takip tarihi olan 25/04/2007 tarihi olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/04/2002 tarih, 2002/19-266 E, 264 K sayılı ilamında belirtildiği üzere; kat ihtarının borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği yukarıda belirtilen nedenlerle sabit olduğuna göre taraflar arasındaki sözleşmesinin takip tarihine kadar ayakta olduğu, bunun sonucu olarak da alacaklı bankanın hesabın kat tarihinden takip tarihine kadar ki dönem için akdi faiz talep etme olanağı bulunduğu, kat işleminden ancak takip ile haberdar olan borçludan aradaki dönem için akdi faiz istenebileceği nazara alınarak somut olayda kat tarihinden takip tarihine kadar ki dönem için akdi faiz hesaplamasının bilirkişiye yaptırıldığı, 23.05.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alındığı, ( davalının temerrüdünün icra takip tarihi olan 25.04.2007 tarihi olması dolayısıyla bu tarih itibari ile yapılan hesaplamaların hükme esas alındığı, bilirkişilerin raporlarında temerrüt tarihi olarak belirttikleri 30.08.2007 tarihinin ve bu tarih itibarı ile bulunan değerlerin hükme esas
alınmadığı) temerüt tarihi olarak belirtilen 25.04.2007 tarihi itibari ile davalı …’un (4.475,95 TL asıl alacak, 647,40 TL işlemiş faiz, 37 TL BSMV ve 53,16 TL noterlik masrafı olmak üzere) toplam 5.208,88 TL borcunun olduğunun görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının Bitlis İcra Müdürlüğünün 2007/208 E sayılı takip dosyasında (takip talebinde belirtilen her bir alacak kaleminin talebe bağlı kalınması neticesinde ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucunda) icra takibinin (4475,95 TL asıl alacak, 647,40 TL işlemiş faiz, 32,37 TL BSMV ve 53,16 TL noterlik masrafı olmak üzere) 5.208,88 TL’lik kısmına yapmış olduğu itirazın iptaline, 5.208,88 TL’lik kısım itibari ile icra takibinin devamına, 241,56 TL’lik kısım itibari ile davacının itirazın iptali davasının reddine, 241,56 TL’Lik kısım yönünden icra takibinin iptaline, asıl alacak olan 4.475,95 TL’ye takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar değişen oranlarda T.C. Merkez Bankasının belirlediği en yüksek faiz oranını geçmemek kaydıyla davacı bankanın belirlediği, tespit ettiği temerrüd faizi oranının uygulanmasına, davacı lehine hüküm altına alınan 4.475,95 TL asıl alacak için bu miktarın %40 ‘ına tekabül eden 1.790,38 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.