YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3862
KARAR NO : 2010/1195
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 01/12/2008
Nosu : 2007/1328-2008/1309
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından keşide edilen 30.08.2007 tarihli 2500 YTL tutarındaki çekin dava dışı … Mob. Ltd. Şti.ne verildiğini, ancak çekler karşılığında mal tesliminin yapılmadığını, lehtar aleyhine açılan menfi tespit davasının (İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/293 Esas) devam ettiğini, ciro yolu ile çeke sahip olan davalının kötüniyetli olarak icra takibine giriştiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, davacı ve diğer borçlu … Ltd. Şti. arasındaki hukuki ilişkiyi ya da mal alınıp alınmadığını bilmesine olanak olmadığını belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde TTK.’nun 730/5. maddesi delaletiyle TTK.’nun 599. maddesine göre lehtara karşı ile sürülebilecek def’ilerin hamile karşıda ileri sürülebilmesi için hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin ispatlanması gerektiği, bu konuda dinlenen davacı tanık beyanlarına göre davalının çekin karşılıksız olduğunu bile bile, borçlunun zararına olarak devraldığı ve kötüniyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı, hamilin kötüniyetli olduğu sübut bulmadığından lehtar aleyhine açılan menfi tespit davasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.