Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3701 E. 2010/1385 K. 11.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3701
KARAR NO : 2010/1385
KARAR TARİHİ : 11.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 29/07/2008
Nosu : 2007/389-2008/457

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkilinden satın ve teslim aldığı araç bedelinden 16.244.41 YTL’nin ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin kendi müşterileri arasında gerçekleştirilecek bir çekilişle talihli bir müşterisine hediye araç vermek için kampanya başlattığını, bu maksatla davacı şirketle görüşüldüğünü, ancak aracın ne zaman satın alınacağı ve/veya teslim alınacağı konusunda yazılı bir anlaşma yapılmadığını, taraflar arasında alım satım akdinin gerçekleşmediğini, 29.12.2006 tarihli satış faturası tarihinde müvekkili şirketin aracı kime vereceği, kesin talihlinin kim olduğu belli olmadığı gibi çekilişinde gerçekleşmediğini, böyle bir durumda çekilişten bir ay önce müvekkili şirketin aracı satın alması ve davacı ile kesin alım satım akdi gerçekleştirmesinin sürecin doğasına aykırı olduğunu, faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, davaya konu aracın müvekkiline hiçbir zaman teslim edilmediğini, araçla ilgili hiçbir trafik tescil işleminin de yapılmadığını, uyuşmazlık konusu aracın halen davacı elinde olduğunu, müvekkili şirketin davacıya hiçbir zaman kısmi ödeme veya kaparo vermediğini, davacı yanın davaya konu aracın yeni yıla girmeden vergilerinin ödenmesi gerektiği, yoksa yeni yılda zamlı vergi miktarı ile karşılaşılabileceğini ve böyle bir durumda davacıya zarar vereceğinin ve bu durumun fiyatlara yansıyacağının beyan edilmesi üzerine müvekkili şirketin satışta bir problem çıkmayacağını düşünerek ÖTV tutarını davalıya, fatura tarihinden çok önce gönderdiğini, dolayısıyla söz konusu ödemenin kısmi ödeme veya kaparo olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasında araç alım satım akdi yapıldığı halde bakiye fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediği, davacının davalıdan 16.224 YTL bakiye alacağı bulunduğu, alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,davaya konu aracın davalıya teslimi karşılığında davalının icra dosyasına yaptığı itirazın 16.224 YTL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalı taraftan alınıp, davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında alım satım akdinin gerçekleşmediğini, davaya konu aracın hiçbir zaman müvekkili şirkete teslim edilmediğini savunarak akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda davacının, davalıya mal satıp, teslim ettiğini kesin delillerle kanıtlaması gerekir. Fatura düzenlemesi tek başına mal teslim edildiğini göstermez.
O halde, mahkemece, davacıya dava konusu malları davalıya teslim ettiğini kanıtlayacak delillerini sunma olanağı tanınıp, deliller toplandıktan sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.