Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2013/13636 E. 2013/16590 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13636
KARAR NO : 2013/16590
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, ortak gider alacağının tahsili için yürütülen icra takibine vaki itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının payına düşen ortak gider borcunu ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibine girişildiğini, yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptalini, %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 20. maddesi hükmüne göre; kat malikleri anagayrimenkulün ortak giderlerine katılmakla yükümlüdürler. Sözü edilen borcun tahsili için kat malikleri kurulunca herhangi bir karar alınmamış veya işletme projesinin kat maliklerine tebliğ edilip kesinleşmemiş ya da hiç yapılmamış bulunması, davalının kat malikleri kurulu toplantısına katılmaması, katılıp da muhalif kalması kat malikini ve onun bağımsız bölümünde kira sözleşmesine veya başka bir nedene dayanarak oturanları ortak gider borcunu ödeme sorumluluğundan kurtarmaz.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, anataşınmazın 22.01.2003, 12.08.2003, 27.10.2003, 11.09.2005 ve 16.10.2006 günlü kat malikleri kurulu kararları ile kat maliklerinden alınacak aylık aidat miktarlarının belirlendiği, 04.10.2004 tarihli kararla yönetimce siteye doğalgaz getirilmesine ilişkin olarak İgdaş’la yapılan sözleşmeden kaynaklanan aylık doğalgaz katılım bedelinin 3500 USD olarak kararlaştırıldığı ve 16.10.2006 tarihli kararla da yol, temizlik, bakım, çevre düzenlemesi vs. gideri olarak 5.000,00 TL toplanmasına karar verildiği, genel kurullarda belirlenen aidat ve avans miktarları işletme projesi niteliğinde olup bütün siteyi ilgilendiren ve sitenin ortak alanlarının bakım vs. gibi gereksinimlerini karşılamak için ödenmesi gereken giderler olduğu, hükme esas alınan üçüncü bilirkişi raporuna göre doğalgaz tesis katılım bedeli olarak icra takibinde 2500 USD istendiği dikkate alınıp takip tarihindeki karşılığının 2.948,25 TL olarak hesaplandığı, ayrıca davalının davaya konu dönemde birikmiş aidat borcunun 12.000,00 TL, yol, çevre düzenlemesi, temizlik, bakım vs. nedeniyle 5.000,00 TL olmak üzere toplam 19.948,25 TL borçlu bulunduğu, davacı tarafın davanın bu miktar üzerinden kabulünü istediği, ancak bilirkişinin davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ve sitede kendisinin de yol yaptırdığına dair takip konusu dönemden sonra alınmış 6.490,00 TL miktarlı faturayı mahsup ederek davalının 13.458,25 TL borcu olduğunu belirttiği, mahkemece de bu hesaplamaya itibarla hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece, davalının Kat Mülkiyeti Yasası’nın 20. maddesi gereğince kat malikleri kurulunca alınan kararlar ve bunlara dayanılarak hazırlanan işletme projeleri ile belirlenen ortak giderler için toplanmasına karar verilen avanstan sorumlu olacağı gözetilerek (doğalgaz katılım bedelinin takip konusu yapılan miktarı da dikkate alınarak) davanın 19.948,25 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken davalının sitede kısmi yol yapımı nedeniyle masraf yaptığına ilişkin fatura bedelinin davalının borcundan mahsup edilerek hesaplama yapılan rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Davaya konu asıl alacak miktarı kat malikleri kurulu kararları ile belirlendiğine ve likit nitelikte olduğuna göre icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiği halde alacağın likit bir alacak olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.