YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2043
KARAR NO : 2010/10449
KARAR TARİHİ : 29.09.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 14.10.2009
Nosu : 50-255
San.A.Ş. Vek.Av….
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan … Gübre Paz.A.Ş. Arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde diğer davalıların da kefil olarak yer aldıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine aleyhlerine girişilen takibe davalıların kısmi itirazı sonucu takibin kısmen durduğunu belirterek, itirazların iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı yanca talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu ve müvekkillerince haklı olarak itiraz edildiğini belirtmek suretiyle davanın reddini savunmuş ve % 40 oranında tazminatın davacılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca talep edilen faiz oranının sözleşme hükümlerine uygun bulunduğu gerekçesiyle kanıtlanan davanın kısmen kabulüne, davalılardan asıl borçlu ve kefil şirketin 116.083.50.-YTL.işlemiş faiz ve 5.804.15.-YTL.BSMV alacağına dair itirazlarının iptaliyle takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 90 oranında temerrüt faizi uygulanarak takibin devamına, davalı …’ın takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz tutarından sorumlu olmayacağı gerekçesiyle icra takip tarihinden sonra temerrüt faizi ve BSMV’den sorumlu tutulmasına, koşulları oluşmadığından tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığa konu üç adet kredi sözleşmesinin tüm sayfalarını gösterir şekilde dosya arasına getirtilerek mahkemece tarafların delil olarak ileri sürdükleri hususlarda sözleşmeler ve banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmak suretiyle ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen ve Yargıtay denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.