Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/6786 E. 2013/3259 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6786
KARAR NO : 2013/3259
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, maluliyet oranının tespitiyle iş kazası sigortasından gelir bağlanmasına, geç gelir bağlanmasından kaynaklanan zarara ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle oluşan maluliyetinin tespiti ile tespit edilecek maluliyet oranı üzerinden 28/12/1996 iş kazası tarihinden itibaren iş kazası sigortasından gelir bağlanmasına, davalı kurumun davacıya geç gelir bağlanmasından kaynaklanan zaralara ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulması istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulü ile davacının 28/12/1996 tarihinde geçirdiği kaza nedeni ile %2.1 oranında 31/07/1997 tarihindeki kaza nedeni ile %28 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılmasına, bu maluliyet üzerinden davacıya iş kazası sigortasından da 31/07/1997 tarihinden itibaren gelir bağlanmasına, davacıya geç gelir bağlanmasından kaynaklanan zararlara ilişkin davacının dava ve talep haklarının saklı tutulmasına, karar vermiştir.
Sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 45. maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanacağı bildirilmiştir.
Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.
Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinde; Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının 5510 sayılı Yasa’ya aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumu’nu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 28/12/1996 tarihinde geçirdiği iş kazası ile ilgili olarak, kaza tarihinde hizmet akdi ile çalıştığı belgelnemediğinden olayın iş kazası olmadığı bu kaza ile ilgili maluliyet oranının sıfır olduğu, maaş bağlanma talebinin reddedildiği, Bakırköy 1. Iş Mahkemesi’nin 2003/494 esas sayılı dava dosyasında davacının 28/12/1996 ve 31/07/1997 tarihli kazalarının açıklanarak kurumca bu kazaların iş kazası olmadığı yönünde verilen kararın iptalinin talep edildiği, mahkemece delillerin toplanarak 21/03/2003 tarihinde 28/12/1996 tarihli olayın iş kazası olduğuna ilişkin karar verildiği, ancak 31/07/1997 tarihli olayla ilgili her hangi bir hüküm oluşturulmadığı, kararın kesinleştiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca 11/12/2006 tarihli rapor ile davacının 28/12/1996
tarihindeki kazası sonrası fonksiyonel bozukluk bırakmadan iyileştiğinden maluliyet oranı tayinine mahal olmadığına karar verildiği, bu rapora itiraz üzerine davacının … Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına gönderildiği yapılan muayene ve tüm tıbbı belgeler değerlendirilerek 03/09/2008 tarihinde adli tıp ana bilim dalı öğretim üyeleri tarafından düzenlenen raporda 28/12/1996 tarihindeki ve 31/07/1997 tarihindeki iş kazası yaralanması sonucunda maluliyet tayinine mahal olmadığının bildirildiği, bu rapora itiraz üzerine dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, 3. Ihtisas Kurulundan 24/03/2010 tarihli tüm raporları değerlendirir şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alındığı, bu raporda 28/12/1996 tarihli kaza nedeni ile davacının %2,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı 31/07/1997 tarihli kaza nedeni ile %28,0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda;
1) Davacının 28/12/1996 tarihinde geçirdiği iş kazası ile ilgili olarak, olayın iş kazası olduğunun mahkeme ilamı ile kesinleştiği, bu olaya ilişkin olarak Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca 11/12/2006 tarihli rapor ile davacının 28/12/1996 tarihindeki kazası sonrası fonksiyonel bozukluk bırakmadan iyileştiğinden maluliyet oranı tayinine mahal olmadığına karar verildiği, bu rapora itiraz üzerine davacının … Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına gönderildiği yapılan muayene ve tüm tıbbı belgeler değerlendirilerek 03/09/2008 tarihinde adli tıp ana bilim dalı öğretim üyeleri tarafından düzenlenen raporda 28/12/1996 tarihindeki iş kazası yaralanması sonucunda maluliyet tayinine mahal olmadığının bildirildiği, bu rapora itiraz üzerine Kasımpaşa Askeri Hastanesi Baş Tabibliğinin dosyaya sunulan askerliğe elverişli değildir raporu ile çelişmesi nedeni ile dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, 3. Ihtisas Kurulundan 24/03/2010 tarihli tüm raporları değerlendirir şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alındığı, bu raporda 28/12/1996 tarihli kaza nedeni ile davacının %2,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı 31/07/1997 tarihli kaza nedeni ile %28,0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı bildirilmiş, bu rapora da itiraz olmuş ancak raporlar arasında oluşan görüş ayrılığının Adli Tıp Genel Kurulunca giderilmesi gerektiği halde bu yönde alınmış bir kararın da dosyada bulunmadığı ve böylece iş kazası sonucu davacıda oluşan meslekte güç kayıp oranının kesin olarak saptanmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacının 28.12.1996 tarihinde geçirdiği iş kazası ile ilgili olarak Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu’nun 11/12/2006 tarihli ve 24/03/2010 tarihli raporları arasında oluşan görüş ayrılığının giderilmesi amacıyla Adli Tıp Genel Kurulundan davacıda iş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik oranını belirleyen karar almak ve kesinleşen maluliyet oranına göre karar vermekten ibarettir.
2)Davacının 31/07/1997 tarihinde geçirdiği kaza ile ilgili olarak; Mahkemece “davacının 31/07/1997 tarihli geçirdiği iddia olunan kazanın iş kazası olduğuna ilişkin tespit kararı ve bu olaya ilişkin maluliyet işlemleri konusunda dosyada hiç bir belge yok ise de yukarıda açıklanan Bakırköy 1. İş Mahkemsinin 2003/494 esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde bu olayla ilgili de açıklamanın bulunduğu, hükmün diğer olayla ilgili oluşturulduğu, ancak iş kazası olarak diğer olayın değerlendirilmemesinin hizmet akdi ile çalışmadığına dayanılıp, hizmet akdi ile çalıştığı ispatlanıp, iş kazası olduğuna ilişkin karar verilmiş olduğundan bu olayın da iş kazası sayılacağı, yine diğer olayla ilgili maluliyete itiraz başvurusunda bulunurken Yüksek Sağlık Kuruluna yapılan başvuruda bu olay da belirtişmiş olduğundan kurumun Yüksek Sağlık Kurulunca 12/07/2005 tarihli karar ile maluliyetin gerekmediğine karar verilmiş olduğundan yeniden bu olaylara dayalı iş kazası tespiti ve
maluliyet prosedürün işletilmesine gerek görülmediği” gerekçesi ile “31/07/1997 tarihinde kaza nedeni ile %28 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılmasına, bu maluliyet üzerinden davacıya iş kazası sigortasından da 31/07/1997 tarihinden itibaren gelir bağlanmasına” karar verilmiş ise de Bakırköy 1. Iş Mahkemesi’nin 2003/494 esas sayılı dava dosyasında davacının 28/12/1996 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verildiği, 2. olay ile ilgili hüküm kurulmadığı, olayın oluş biçimine göre de taraflar arasında ki hizmet aktine bağlı olarak bir işin görülmesi sırasında olmadığı, davacının tedavi amacıyla işverene ait araç ile hastaneye götürülmesi sırasında olayın gerçekleştiği, bu yönüyle iş kazası sayılamayacağı açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, kamu düzenine ilişkin bu husus re’sen nazara alınmalı, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Tekstil Ve Turz. San. Ve Tic. A.Ş.’ne iadesine 25/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.