YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/214
KARAR NO : 2013/4613
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Ermekoğlu Köyü 104 ada 225 parsel sayılı 2764,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu parselin orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Dairenin 21/12/2009 tarih 2009/18947 – 19106 sayılı bozma ilâmında özetle; ”Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yetirle değildir. Şöyle ki: Keşif sırasında dinlenen orman bilirkişi tarafından resmi belgelerin uygulanmasına dayalı olarak düzenlenen raporlarda, çekişmeli taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğraflarında yeşil orman alanında kaldığı bildirilmiş ve ekli memleket haritasında da taşınmazın konumunu nokta şeklinde gösterilmiştir. Bu hali ile bilirkişi raporu denetlemeye elverişli değildir. Yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilemez.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Kanun ile sadece Devlet Ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Kanun ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları kanunda gösterilmiştir. O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulmuş, davanın kısmen kabulüne, Ermekoğlu Köyünde kain 104 ada 225 nolu parselin kadastro tespit tutanağının iptaline, teknik bilirkişi Ömer AYCAN’ın 19/06/2012 havale tarihli raporunda (A) ile gösterilen 2247,19 m2 yüzölçümündeki kısma aynı ada son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, (B) ile gösterilen 517,47 m2 yüzölçümündeki yerin 104 ada 225 numaralı parsel adı altında tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından (B) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, dava konusu Ermekoğlu Köyü 104 ada 225 parsel sayılı taşınmazın temyize konu (B) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.