Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12285 E. 2012/18773 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12285
KARAR NO : 2012/18773
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R –
Davacı vekili; davalının 04/07/2007 tarihli . LPG Bayi sözleşmesi gereğince müvekkilinin LPG otogaz bayiliğini üstlendiğini, bayilik sözleşmesi gereğince sözleşmenin sona erme tarihinin 04/07/2012 olduğunu, sözleşmenin teminatı olarak da madde 8.1 gereği 10.000,00 TL bedelli teminat mektubu verilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, davalının … 3. Noterliğinin 30/06/2009 tarih ve 6176 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini, bayi tarafından sözleşmenin önceden fesih edilmesi sebebiyle sözleşmenin 12.5 maddesi uyarınca verilmesi kararlaştırılan 10.000,00 TL teminatın beş katını cezai şart olarak ödemesi gerektiğini, davalıya cezai şartı ödemesi için ihtarname gönderildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki cezai şart alacağının temerrütün oluştuğu 07/08/2009 tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05/12/2011 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 40.000,00 TL artırarak 50.000,00 TL alacak talebinde bulunmuştur.Davalı vekili; davanın . Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında imzalanan sözleşmeye istinaden açıldığını, ancak davada husumetin . Petrol Ürünleri Nakliye İnşaat Gıda Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti‘ye tevcih edildiğini, müvekkili şirketin davacı ile herhangi bir sözleşmesinin yada bağlantısının bulunmadığını, davacının alacağını sadece klişe sözlemenin 12.5 maddesine dayandırdığını, tazminatın haksız olarak uğranılan bir zarar karşılığı olarak talep edilebileceğini, davacının müvekkili şirketten kaynaklanan hiç bir zararının söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin batma noktasına geldiğini, bunun sebebinin davacının sözlü olarak vadettiği hususları yerine getirmemesinden kaynaklandığını, bu sebeple müvekkili şirketin sözleşmeyi fesih ettiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını belirterek haksız davanın öncelikle husumetten aksi takdirde esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalının fesih için herhangi bir haklı neden ileri sürmediği, görülen lüzum üzerine sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, daha öncesinde de davacıya borca aykırılıkta bulunduğu iddiasını içeren herhangi ihtarname göndermediği, bu kapsamda davalının, davacının sözleşmeye aykırı davrandığı şeklindeki iddiasının haklı bulunmadığı, davacının 50.000,00 TL cezai şart alacağı hesaplanmış ise de, borçlunun iktisadi durumu taraflar arasındaki … hacmi, kusur derecesi ve borca aykırılık kriterleri dikkate alınarak cezai şartın hak, … ve nesafet kurallarına uygun olması gerektiğinden cezai şartın borçlunun mahvına sebep olacak derecede ağır olduğu BK’nın 20/f-2 uyarınca cezai şartın tenkisinin gerektiği gerekçesiyle davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.