Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7090 E. 2010/11207 K. 13.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7090
KARAR NO : 2010/11207
KARAR TARİHİ : 13.10.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl ve birleşen şikâyetler sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Şikâyetçiler vekili müvekkillerinin alacağının ödenmeyen maaşlardan kaynaklandığını, İcra ve İflas Kanunu’nun 100 üncü maddesine göre paranın vezneye girdiği âna kadar iştirakin mümkün olduğunu, sıra cetvelinin düzenlenmesinde tahakkuk tarihinin dikkate alınacağını gösteren bir hüküm bulunmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline ve müvekkillerinin birinci sıraya alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Şikâyet olunan vekili 28.1.2010 günlü oturumda davanın garameten paylaştırılmasını kabul ettiğini beyan etmiştir.
İcra Mahkemesi’nce şikâyetçilerin hacizlerinin şikâyet olunanın dosyasından konulan hacizlerden sonra olduğu, işçi alacaklarına tanınan imtiyazın ancak aynı derecede hacze iştirak edenlere karşı ileri sürülebileceği, şikâyet olunanın kabul beyanı var ise de bu kabulün sıra cetvelindeki alacaklıların alacağına ilişkin olduğu gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiş; hüküm şikayetçiler vekilince temyiz edilmiştir.
Şikâyet olunan …’in alacaklı olduğu ve sıra cetvelinin düzenlendiği … İcra Müdürlüğünün 2009/6981 sayılı dosyasından, üçüncü kişi konumundaki … Defterdarlığı’na 28.10.2009 günü haciz tezkeresi gönderilmiştir. Defterdarlıkça bu yazı önce reddedilmiş, daha sonra 9.11.2009 günü kabul edilerek haciz tarihi olarak belirlenmiştir. Ne var ki, üçüncü kişilerdeki mal ve alacakların haczi kural olarak İcra ve İflas Kanunu’nun 89 uncu maddesindeki usulle yapılır. Somut olaydaki haciz işlemi aynı yasanın 88 inci maddesindeki düzenlemeye uygun olup, ancak mevcut bir para için mümkündür. Tahakkuk tarihi 3.12.2009 olduğundan, önceki tarihli tezkere ile sonradan doğan alacağa haciz konulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Bir diğer ifade ile şikâyet olunanın sıra cetveline esas sayılabilecek bir haczinin varlığı kabul edilemez.
Bu durumda İcra Mahkemesi’nce şikayetin kabulüne karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet bulunmadığı gibi, yargılamaya son veren taraf işlemlerinden olan kabul beyanına (HUMK.m.92, 93, 95) itibar edilmemesi de kabul şekli itibariyle hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.10 2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.