Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/6514 E. 2013/10703 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6514
KARAR NO : 2013/10703
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 23.07.2001 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine davanın reddine dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, davalı köyün, kendi köyleri sınırı içinde bulunan orman ve meraya ağaç kesmek ve diğer suretlerde elattığını bildirerek elatmanın önlenmesi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça taşınmazın orman olduğu iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bir bölümünün … Köyü 101 ada 1 parsel sayılı orman niteliğindeki taşınmaz içinde; bir bölümünün de … Köyü sınırları içinde tescil harici bölümde kaldığı yönünde bir çekişme yoktur. Orman iddiası da bulunduğuna göre; uyuşmazlık 6831 sayılı Kanununun değişik 37 ve 40. maddeler çerçevesinde incelendiğinde;
6831 sayılı Orman Kanununun 37. maddesi hükmü “Devlet ormanlarından çıkartılacak, tomruk, tel direk, maden direk, sanayi odunu, kağıtlık odun, lif-yonga odunu, sırk, çubuk, yakacak odun, reçine, sığla yağı, çıra ve şimşir gibi yıllık üretim programına alınmış orman ürünlerinin dışındaki her nevi orman ve artıklarını tayin olunacak mıntıka ve süreler içinde toplayıp çıkarmaları için öncelik sırasına göre 40. maddede belirlenen orman köylülerini kalkındırma kooperatiflerine veya iş yerindeki veya civarındaki köylülere ilânen duyurulmak suretiyle ve tarife bedelini ödemeleri şartıyla izin verilir. Bu yerlerdeki halkın veya kooperatiflerin bu işe istekli olmadıklarını veya iş güçlerinin yeterli bulunmamasının tespit ve tevsiki halinde, bu ürün ve artıkları diğer isteklilerce toplanıp çıkarılmasına aynı şartlarla izin verilebilir veya Orman İdaresince istihsal olunup satılınabilir…” şeklindedir.
Diğer taraftan, Kanunun 40. maddesi de «Devlet ormanlarında ağaçlama, bakım, imar, yol yapımı, kesme, toplama, taşıma, imal gibi orman işleri; işyerinin ve işyerinde çalışacakların hangi mülki hudut ve orman teşkilatı hudutları içersinde kaldığına bakılmaksızın, öncelikle işyerinde veya civarındaki orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine ve işyerindeki köylülere veya iş yeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere, işyerine olan mesafeleri ile işgüçleri dikkate alınarak gördürülür. Yapılacak işe yukarıda belirtilen kooperatiflerin ve köylülerin işgüçlerinin yeterli bulunmaması veya işe ehil olmamaları veya aşırı fiyat istemeleri veya işin dağıtım veya yapılması ile ilgili konularda çözülmesi mümkün olmayan ihtilaflar çıkarmaları gibi hallerde, bu gibi işler işyerine civar olmayan orman köylülerini kalkındırma kooperatiflerine veya köylülere yaptırılabileceği gibi taahhüt yolu ile de yaptırılabilir…..» hükmünü taşımaktadır.

Kanunun yukarıya alınan her iki hükmü birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazların hangi köy mülki hudutları dahilinde kaldığının önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan; kanun koyucu istihsal faaliyetlerinde istihsal sahasında veya civarındaki orman köyleri kalkındırma kooperatiflerine, ardından o sahadaki köylülere veya işyeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere öncelik tanımıştır.
Yukarıdaki açıklamalara göre, bu tür davaları açmaya yetkili mercii Orman İşletmesi olduğundan, davacı köyün eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı belirlenerek davanın, hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26.11.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.