YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6905
KARAR NO : 2010/5211
KARAR TARİHİ : 28.04.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin eşinin doğum işlemlerinin gerçekleştirilmesi için davalı kuruma ait hastaneye başvurulduğunu, davalı kurum görevlilerinin 300 YTL giriş sırasında, 550 YTL’de taburcu işlemleri esnasında avans niteliğinde müvekkilinden tahsilat yaptığı gibi ayrıca hizmet vermeyeceği tehdidi ile boş bir senedi de hastaneye başvuru sırasında müvekkiline imzalattırdıklarını, müvekkilinin durumun aciliyeti karşısında manevi baskı altında senedi imzalamak zorunda kaldığını, sonrasında senedin 15.700 YTL bedel üzerinden doldurularak davalı yanca müvekkili aleyhine takibe konu edildiğini, oysa SSK ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşme kapsamında tedavi giderlerinin SSK tarafından karşılanması gerektiğini belirterek, bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 oranında tazminat ile 850 YTL ödemenin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını müvekkilince davacı eşine verilen tedavi hizmeti karşılığında bononun alındığını tedavi öncesi ve sonrasında fark ücreti alınacağının davacıya bildirildiğini, davacıya herhangi bir manevi baskı uygulanmadığını, 300 YTL ödeme dışında davacının bir ödemede bulunmadığını bono tutarı kadar müvekkilinin alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davaya konu edilen senedin davacının müzayaka halinde bulunmasından yararlanılarak alındığı kanıtlandığından davacının davasının kısmen kabulüyle, 15.700 YTL bedelli senetten dolayı davacı davalıya borçlu olmadığının tespitine, 550 YTL’lik ödemeyle ilgili davacının talebinden sarfınazar ettiğinden bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve 300 YTL’Lik ödemeyi davacının hastaneye yatışı sırasında avans olarak kendi isteğiyle yapmış olduğu anlaşılmakla bu tutara dair istemin reddine karar verilmiş,.hüküm davalı vekilince temiz edilmiştir.
Davaya konu bononun davalı tarafından eşine ait doğum ve tedavi giderlerinin karşılanması amacıyla verildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece davalıya alacak miktarının ispatı konusunda imkan tanınmak suretiyle, gerek davacı yanın gerekse Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tedavi giderleriyle ilgili davalı tarafa ödediği tutarlar da gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davacının müzayaka halinde senet düzenlediğinden bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.04 .2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.