YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7737
KARAR NO : 2012/18952
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında alım satım sözleşmesi olduğunu, davacının davalıdan yapacağı mal alımlarının teminatı olarak mülkiyeti davacı şirket ortaklarına ait olan taşınmaz kaydına ipotek tesis edildiğini, sözleşmenin devamı sırasında davalının alacaklı olduğundan bahisle aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başladığını, itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının mahkemece reddedilerek, kararın temyiz aşamasından geçerek kesinleştiğini, ancak bu süre içinde davacının yapmaşı olduğu ticari girişimlerinde teminat gösteremediğinden bir çok işi alamayıp, olası kardan mahrum olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak koşuluyla 10.000,00 TL tutarında kar kaybı bedelinin dava tarihinden işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “Mahrum kalınan kar” iddiasının oluştuğu yani, ticari ilişkilere girememe sürecinin müvekkilinin haklarını yargı önünde aradığı dönem olduğu, icra takibinde ve davada kötü niyetli veya kusurlu davranışı bulunmadığını dava sürecinin uzamasının sonuçlarının da müvekkiline yüklenemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları toplanan delillere göre, alacaklı olmadığı yönünde açık hesap bakiyesine karşın davalının davacının verdiği ipoteği paraya çevirme yolu ile icra takibine koyması ve dava süresince fek edilmemesi nedeniyle elindeki teminat faktörünü kullanamayan davacının mahrum kaldığı karı talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.791,07 TL’nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 08.01.2002 tarihli alım satım sözleşmesi imzalandığı davalının bu ilişkinden kaynaklanan alacaklarının teminatı olarak da davacı şirket ortaklarına ait gayrimenkul üzerine ipotek tesis edildiği, dosyamız davalısının davacı olarak açtığı … 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/74 Esas 2007/316 Karar sayılı kesinleşen kararı ile tarafların birbirlerinden alacaklı olmadıklarının kesinlik kazandığı, anılan bu dosyada dosyamız davalısı şirketin kötüniyetli kabul edilmemiş olduğu, tüm bu aşamalardan sonra
davacı … Dış Tic. ve Pet. San.Ltd.Şti.’nin davalı … San.ve Tic.T.A.Ş.’ye karşı yukarıda bahsedilen ticari ilişkinin teminatı olarak verilen ipoteğin geç fekkedilmesi nedeniyle kar kaybına uğranıldığı iddiası ile … bu davanın açıldığı dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, şirketler arasındaki ticari ilişkinden kaynaklanan borcun teminatı olarak ipotek verenlerin davacı şirketin ortakları olup, ipoteğin 3.kişi ipoteği olduğu hususu da ihtilafsızdır. Bu durumda mahkemece ipotek verenlerin 3.kişi olduğu, talebin kar kaybı istemine ilişkin bulunduğu, bu talebe göre 3.kişi ipoteğinin fekkinin gecikmesinden dolayı davalının bir zarara neden olduğu ve davacının ne gibi bir zarara uğradığının ispat yükünün davacı üzerinde olduğu yönü üzerinde yeterince durulmamış olması doğru olmadığı gibi hükme esas alınan ek bilirkişi raporunun (5.) sayfasının (2.)paragrafında “ … esasen ipoteğin kaldırılması olasılığında elde edilecek kârın saptanması gerekir idiyse de, bu kar mahrumiyetinin tezahür ettiğini … fırsatlarının kaçırılmasıyla ipoteğin devamı arasındaki uygun illiyet bağı kanımızca kanıtlanamadığından….” denilmiş, devamında da olaya uygun düşmeyen şekilde başka bir gerekçe gösterilerek asıl raporda belirtilen 5.951,07 TL tutarında davacının kar mahrumiyeti alacağının bildirilmiş olması ve mahkemece de bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.