Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/3196 E. 2011/13253 K. 26.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3196
KARAR NO : 2011/13253
KARAR TARİHİ : 26.10.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkiline borcundan dolayı keşide edilen 19.11.2008 keşide tarihli, 10.900,00 TL bedelli çeke dayalı olarak girişilen ilamsız icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, davacının taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki çerçevesinde davalının yaptığı ödemelerden (dava konusu çek hariç) daha fazla miktarda mal satıp teslim ettiğini ispat edemediği, sırf ticari ilişki çerçevesinde davalı tarafından düzenlenen dava konusu 10.900,00 TL tutarlı çekin tek başına davacıya bu bedeli talep hakkı sağlamayacağı, davacı yanca yemin teklif etme hakkının kullanılmadığı, zaman aşımı def’inin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı … çekin lehtarı olup çek keşide tarihinde bankaya ibraz edildikten sonra 21.11.2008 tarihinde iflas yoluyla takibe konulmuş daha sonra alacaklı takip yolunu haciz yoluna çevirmiş, itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davası açılmıştır. Çek lehtarı olan davacı çeke dayanarak kambiyo senedine mahsus takip yapabileceği gibi çeki ilamsız takibe de konu edebilir. Çek bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Davalı keşideci çek bedelini ödediğini ispat edemediği gibi aradaki ticari ilişki nedeniyle karşılıksız kaldığını da ispat edememiştir. Bilirkişinin 16.10.2010 tarihli raporunda da davacının çek bedeli nedeniyle alacaklı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.