Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/2779 E. 2010/2500 K. 10.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2779
KARAR NO : 2010/2500
KARAR TARİHİ : 10.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı banka vekili davalının, müvekkili ile dava dışı şirket arasında akdedilen kredi sözleşmesine kefil sıfatıyla imza koyduğunu, kredinin kat edilmesinden sonra girişilen takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin 16.000,-TL. tutarlı taşıt kredisine kefil olduğunu, takibin ise ticari krediyi de içerecek şekilde fahiş tutar üzerinden yapıldığını, alacağın rehinle temin edilmiş olmasına rağmen, davacının bunun paraya çevrilmesi hususunda işlem yapmadığını ve aracın karıştığı kaza nedeniyle alınan sigorta tazminatının sadece araç kredisi borcundan mahsup edilmesi gerekirken diğer kredi borcundan da mahsup edildiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre dava dışı borçlunun davacı banka ile tek bir genel kredi sözleşmesi akdettiği ve bu sözleşmenin içinde iki farklı kredi kullanıldığı, davalının genel kredi sözleşmesine kefil olmakla borcun tamamından kefalet limiti kapsamında sorumlu bulunduğu gerekçesiyle itirazın 26.911,98 TL. üzerinden iptaline ve takibin bu miktara takip tarihinden itibaren işleyecek % 45 avans faizi ile devamına; 10.764,79 TL. icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Kredi sözleşmesi belirli vadeleri içeren taksitlerden oluşsa dahi, davacı bankanın hesabı kat ettiğine ilişkin ihtarnamesinde borcun ödenmesi için belirli bir atıfet süresi tanıması karşısında, temerrüt faizinin bu sürenin dolmasından sonraki dönem için hesaplanması gerekirken, her bir taksit tarihinden itibaren temerrüt faizi hesaplaması yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmadığı gibi, Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesi hükmüne aykırı biçimde temerrüt faizine faiz işletecek şekilde karar oluşturulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.