YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9836
KARAR NO : 2011/11506
KARAR TARİHİ : 27.09.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalının açtığı ihaleye katıldığını ve ihalenin müvekkili üzerinde kaldığını, ihaleye konu malzemenin acil ihtiyaç olması nedeniyle davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin davalı tarafça sözleşme için davet edilmesine rağmen müvekkili şirketin borçlarını ihaleden bir gün önce kapatması nedeniyle davalı yanca ihalenin iptal edildiğini ve teslim edilen ürünlerin bedelinin de ödenmediğini, müvekkilinin bu nedenle çok mağdur olduğunu ileri sürerek öncelikle alacaklı olduğu miktarın faizinin ve teslim edilen malların bedelinin ödenmemesinden doğan munzam zararın tespiti ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sehven davacı üzerinde bırakılan ihalenin ita amirince iptal edildiğini, müvekkiline mal tesliminin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiş, yargılama sırasında cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı def’inde bulunmuş ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davasının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde 150 tane OPS setinin davacı tarafından davalıya teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği, bunların değerinin 16.200.00 TL. olduğu, davacı yanın munzam zararını kanıtlayamadığı, açık ve net faiz talebinin bulunmadığı, alacak alım satım akdinden doğduğu için davalının zamanaşımı def’inin yerinde olmadığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, 16.200.00 TL.’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, faiz ve munzam zarar taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davacı vekilinin temyiz itirazı; faiz talebi bulunmadığı gerekçesi ile faiz isteminin reddine ilişkin yerel mahkeme kararının doğru olmadığı yönüne ilişkindir. Dava dilekçesinin istem sonucu bölümünün 1. bendinde; “Öncelikle alacaklı olduğumuz miktarın faizinin ve teslim edilen malların bedelinin ödenmemesinden doğan munzam zararın tespitine ve tahsiline “ biçiminde talepte bulunulmuştur. Görüldüğü gibi dava dilekçesinde faiz talebi mevcuttur. Faizin başlangıcının belirtilmemiş olması nedeniyle dava tarihinden itibaren faiz istendiğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yanılgılı gerekçelerle faiz talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.