Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3915 E. 2010/10947 K. 07.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3915
KARAR NO : 2010/10947
KARAR TARİHİ : 07.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av… gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı, dava dışı ve dünürü olan…ın davalıya borçlu olması nedeniyle aleyhine icra takiplerine başladığını,…ın taahhüdü ihlali nedeniyle icra mahkemesince hapis cezasına mahkum edildiğini, davalıdan cezanın kaldırılmasının istendiğini ve bu sebeple davalıya biriken borçlardan bir miktar para ödendiği gibi…ın icra dosyalarında yeniden ödeme taahhüdünde bulunduğunu, böylece hapis cezasının ortadan kaldırılabildiğini, bu işlemler sırasında davalının…dan olan alacakları için güvence istediğini, bunun üzerine davalıya ihdas nedeni bulunmayan bonoyu teminat olarak verdiğini, ancak davalının bu kez de bu bono ile aleyhine icra takibine başladığını, oysa davalı ile arasında alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, haksız kazanç elde edilmek istendiğini belirterek, icra takibine konu 165.000.00.-YTL tutarlı bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespit ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan olan alacağını tahsil için bono ile icra takibine başladığını, bonoya dayalı alacağın aksinin yazılı delille ispatı gerektiği gibi tanık dinlenilmesine de muvafakat etmediklerini, bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının bonoyu ikrahla verdiği iddiasını kanıtlayamadığı, davaya ve icra takibine konu bonoda ihdas nedeni bulunmadığı, bu suretle de davalının bononun verdiği nakit para karşılığı düzenlendiği şeklindeki beyanının senet metnini talil ettiği anlamına gelmeyeceği, ispat yükünün yer değiştirmeyip davacıda olduğu, ancak davacı yanın iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı gibi yemin teklif hakkını da kullanmayacağını ifade ettiği gerekçeleriyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.