YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2743
KARAR NO : 2010/5218
KARAR TARİHİ : 28.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tic.Mah.sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğunu, bu alacağına karşılık davalı yanca müvekkiline çek keşide edilerek verilmiş ise de bedelinin ödenmediğini, aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazı tekrarlayarak mahkemenin yetkili olmadığını bildirmiş ve taraflar arasında çek düzenlemesini gerektirecek bir ilişki bulunmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının ikametgahının bulunduğu Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen kararın davacı yanca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.09.2006 tarihli ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ve bu kez de Osmaniye İcra Dairesinin yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisizliğine talep halinde dosyanın Düziçi İcra Müdürlüğünce gönderilmesine karar verilmiştir. Anılan hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.11.2007 tarihli ilamıyla çekin keşide yerinin Osmaniye olduğu ve böylece Osmaniye İcra Dairesinin yetkili bulunduğunun gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiği gerekçesiyle ikinci kez hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş çek bedelinin ödendiğini ispat külfetinin davalıya ait olduğu, davacının alacağını kanıtlamış ise de davalının ödemesini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalının itirazının iptaliyle 12.000 YTL asıl alacak tutarı üzerinden takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık zamanaşımına uğramış olan çeke dayanılarak girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bir çekin zamanaşımına uğraması halinde kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ise de taraflar arasında temel ilişki bulunması durumunda böyle bir çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacağın tanık dahil her türlü delille ispatlanması olanaklı hale gelir. Temel ilişki bulunmaması halinde ise hamilin TTK’nun 644.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak alacağını talep etmesi mümkündür.
Bu ilkeler çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava dilekçesinde temel ilişkiye dayanılmıştır. Davacının lehtar hamil durumunda olduğu çek fotokopisinin incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu olguda taraflar arasında temel ilişki bulunduğu yönündeki iddiayı güçlendirmektedir. HUMK’nun 76.maddesi uyarınca olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirmesi hakime ait bir görevdir. Dava dilekçesinde temel ilişkiye dayanıldığına göre mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde somut olay bakımından ispat külfetinin davacıda olduğu ve davacının çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanabileceği ve iddiasını her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olduğu gözetilerek delillerini sunma imkanı tanınıp tüm deliller toplanarak birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.