Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14774 E. 2013/3252 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14774
KARAR NO : 2013/3252
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro çalışmaları sırasında; … İlçesi, …. Köyü 239 ada 1 parsel sayılı 29132,04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre tarla niteliği davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savı ile kadastro tesbitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; çekişmeli 239 ada 1 sayılı parselin 17/08/2010 havale tarihli ek fen bilirkişi raporunun krokisine ekli (1A) rumuzu ile gösterilen kısmın tesbitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 239 ada 1 parselin 17/08/2010 havale tarihli ek fen bilirkişi raporunun krokisine ekli (1B) rumuzu ile gösterilen kısmın tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı … Yönetimi vekili tarafından 239 ada 1 sayılı parselin (1B) olarak gösterilen kısmı yönünden temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.11.2011 tarih, 2011/9495 E., 2011/12763 K. sayılı bozma kararında özetle; ” Mahkemece, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda; 1974 tarihli memleket haritası ile 1958 tarihli hava fotoğrafları birlikte değerlendirilerek rapor sunulmuştur. Bilindiği üzere; memleket haritaları hava fotoğraflarının sayısallaştırılarak harita üzerine aktarılması ile elde edilirler. Ancak, somut olayda; orman araştırması yapılırken; 1958 tarihli hava fotoğraflarından ve yine 1958 tarihli hava fotoğraflarına uygun olarak düzenlenen memleket haritasından yararlanılmayarak; sadece 1974 tarihli memleket haritası üzerinde inceleme yapılmıştır. Yine bilirkişi tarafından düzenlenen asıl raporda taşınmazın 1958 tarihli hava fotoğrafında koyu renk ile gösterilen orman sayılan yerlerden olduğu açıklandığı halde, aynı bilirkişilerden oluşan ve 1974 tarihli memleket haritasında kısmen orman sayılan, kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin ek rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde; mahkemece, usûlünce orman araştırması yapılarak, taşınmazın kadastro paftası, hava fotoğrafları ve memleket haritasındaki konumuna göre orman içi açıklığı konumunda bulunup bulunmadığı saptanmalı, orman içi açıklıkların 6851 sayılı Kanunun 17/2. maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı gözetilerek, tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, çekişmeli 239 ada 1 nolu parselin (1A) ile gösterilen 13557,81 m2 yüzölçümlü bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman niteliği ile Hazine adına tesciline, (1B) ile gösterilen 15574,23 m2 yüzölçümlü bölümünün tespit gibi davalı gerçek kişi adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından taşınmazın (1B) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın temyize konu (1B) ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.