Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4309 E. 2010/7182 K. 09.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4309
KARAR NO : 2010/7182
KARAR TARİHİ : 09.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :02.10.2009
No :271-520
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, konu itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçluya ait meskenin satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde bütün satış bedelinin davalı bankaya verilmesinin hatalı olduğunu, tapu kaydında her ne kadar davalı lehine tesis edilmiş bir ipotek var ise de, davalının alacağının varlığını ve geçerliliğini ispatlamak zorunda olduğunu, kredinin taşınmazın satışının istenmesinden sonra kullandırıldığını ve böylelikle kredi kullandırma hakkını bir yandan kendine yarar sağlamak öte yandan diğer alacaklılara zarar vermek kasdıyla kullandığını iddia ederek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili 2004 yılından bu yana dava dışı borçluya yapısı itibariyle sürekli biçimde açılıp kapanan spot kredi kullandırıldığını, kötü niyetli bir kullandırmadan söz edilemeyeceğini, satış ilanın kendilerine tebliğ edilmeden bundan haberdar olmalarının beklenemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davalı banka ile dava dışı borçlu arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden borçluya çeşitli tarihlerde krediler kullandırıldığı, taşınmaz üzerine bankanın alacaklarının teminatı olmak üzere ipotek tesis edildiği ve taşınmazın satış bedelinden kredi borcunun kapatıldığı; teminat olarak verilen çekin banka tarafından tahsil edilmediği ve davalının da diğer alacaklıları zarara uğratma kasdının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 09.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.