Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/7811 E. 2013/9456 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7811
KARAR NO : 2013/9456
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Orman Yönetimi davaya katılarak taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tescili gerektiğini ileri sürmüştür. Dava 17/02/2005 tarihinde açılmış, 30/05/2005 tarihinde yörede orman kadastrosuna başlanarak sonuçları yargılama sırasında ilân edilmiş olduğundan mahkemece, orman kadastrosuna itiraz davası ile tescil davası birbirinden ayrılmış; orman kadastrosuna itiraz davası kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro mahkemesince, bilirkişi krokisinde (A) ve (A1) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerine yönelik davacının davasının reddine, katılan … Yönetiminin davasının kabulü ile bu yerlerin orman sınırlarına dahil edilmesine; (B) harfli bölüme karşı açılan davanın ise davacı …’in davasının sıfat yokluğundan; Orman Yönetiminin davasının ise esastan reddine karar verilmiş, karar Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A ve A1) harfleri ile gösterilen bölümlerinin orman sayılan yer; (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise orman sayılmayan yer olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Dava tescil davası olarak görülmekte iken, orman kadastrosuna itiraza dönüşmesi nedeniyle bu yönüyle ayrılarak kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/90 ( halen 2012/ 78 ) Esas sayılı dava dosyasında 28/02/2006 tarihinde taşınmaz başında keşif yapılmış olup orman bilirkişi Ramazan Alagöz tarafından 15/03/2006 tarihli rapor; 05/06/ 2006 ve 15/04/2008 tarihli ek raporlar alınmıştır.
Bu rapor ve ek raporlarda çekişmeli yerin orman sayılan ve sayılmayan bölümleri gösterilmiş olup dosyamızda hükme esas alınan bilirkişilerce düzenlenen rapor ile çelişki oluşturmaktadırlar. Bilirkişiler tarafından bu husus üzerinde durulmamış; çelişkinin nedeni açıklanmamış; tescil dosyasında yer alan rapor ve ek raporların tartışması da yapılmamıştır.
Açıklanan nedenle yapılan araştırmanın yeterliliği konusunda duraksama oluşmaktadır. Kaldi ki; temyize konu orman kadastrosuna itiraz davasının görüldüğü dosyada raporu bulunan bilirkişiler tarafından yapılan uygulama yeterli de değildir. Bilirkişilerce taşınmazın yeri memleket haritasında basitçe gösterilmiş; kadastro paftası ile memleket haritası ölçekleri denkleştirilerek uygulama yapılmamıştır.
Çelişkili ve yetersiz raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ( Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmaltı; Asliye Hukuk Mahkemesinin tescil dosyası arasında bulunan rapor ve ek raporların değerlendirmesi yapılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/10/2013 günü oy birliği ile karar verildi.