Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10092 E. 2010/4447 K. 15.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10092
KARAR NO : 2010/4447
KARAR TARİHİ : 15.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … Varlık AŞ.vekilince duruşmasız davacılar vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av. … ile davalılardan Girişim Factoring AŞ.vek.Av…. gelmiş, diğer davalılardan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkili … Dış Tic.AŞ.ile davalı … Factoring AŞ.arasında kredi ve finans sözleşmeleri uygulandığını, kötüniyetle bazı davacı şirket çalışanlarının kanunsuz menfaat sağlama girişimlerinde de bulunan Girişim Factoring AŞ.’ye sahte noter temliklerinin yapıldığını, bu suretle haksız alacak edinildiğini, davalıya elindeki bonolardan feragatle bedelsiz bonoların iadesi isteminden sonuç alınamadığı gibi, davalının usulsüz faturalar da keşide ettiğini belirterek borçlusu Genfar İlaç Ltd.Şti., lehtar ve ilk cirantası … Dış Tic.AŞ., sonraki cirantası Girişim Factoring AŞ., tahsil cirosu ile devralan diğer davalılara 03.06.2006 vade tarihli 150.000.00 YTL bedeli, 03.07.2006 vade tarihli 200.00 YTL bedelli, 03.08.2006 vade tarihli 200.000.00 YTL bedelli 03.09.2006 vade tarihli 233.420.00 YTL bedelli bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespitine, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Factoring AŞ.vekili asıl ve birleşen davaya cevabında, müvekkili ile davacı … AŞ.arasındaki factoring ilişkisi nedeniyle müvekkilinin finansman desteği sağladığını, ancak ödemelerini aksatınca taraflar arasında varılan mutabakat ile borcunun belirlenip dava konusu senetlerinde bulunduğu keşidecisi davacı Genfar..Ltd.Şti. olan senetlerin ciro edilip verildiğini, keşideci-davacı Genfar Ltd.Şti.’nin imzasını inkar etmediğini, ciranta ile hamil arasındaki ilişkiye dair def’ileri ileri süremeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … AŞ.vekili, senetlerin tahsil amacıyla müvekkiline verildiğini, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı … AŞ.ile davalı … Factoring AŞ.’nin akdettikleri, 07.02.2002 tarihli Yurtiçi Factoring sözleşmesine bağlı olarak ilişkide bulundukları, factoring ilişkisi çerçevesinde davacı … AŞ.’nin kredi niteliğinde finans desteği aldığı, bilahare 3.kişilerdeki alacaklarını temlik ettiği, ancak ödeme güçlüğü yaşaması ve temliknamelerdeki sorun nedeniyle, aralarındaki protokol kapsamında dava konusu ve dava dışı bonoların düzenlendiği, protokolün ve bonoların tarihlerinin temliknamelerin sahte olduklarının öğrenildiği tarihten sonra olup, artık temliknamelerin sahteliğinin ileri sürülemeyeceği, taraflar arasındaki factoring sözleşmesinin geçerliğini koruyup, yıllardır bu sözleşme çerçevesinde finansal ilişkinin devam ettiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalı … Factoring AŞ.hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılara bonoların temlik cirosu ile değil, tahsil cirosu ile verildiğinden bu davalılar aleyhine açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalılardan Girişim Factoring AŞ.vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan 17.11.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda gerekçeleri açıklanıp, sözleşme maddeleri de belirtilerek sonuç olarak “….dava dosyasına sunulu belgelerle sınırlı olmak üzere, hukuki yönden yapılan inceleme sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın tarafları arasında yapılan Yurtiçi Factoring Sözleşmesinin geçersiz bir sözleşme olduğu tespit edilmiş ve takdiri yüce mahkemeye bırakılmıştır. Sözleşmenin geçersiz olduğu kabul edilirse tarafların birbirlerine karşı ifa etmiş oldukları edimlerin iadesi veya mahsup edilerek karşı taraftan daha fazla fayda ve semere elde eden tarafın bunu iade etmesi gerekmektedir.”denilmiştir.
Mahkemece anılan bu rapora itibar edilmemiş ise de neden itibar edilmediği karar yerinde irdelenip tartışılmamıştır.
Bir an için mahkemenin kabulünde olduğu gibi sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğunun kabulü halinde dahi finansal kiralama, factoring ve finansman kiralama şirketlerinin kuruluş ve faaliyet esasları hakkında yönetmeliğin 22/2 hükmü uyarınca “birinci fıkrada belirtilen hususlara ilave olarak factoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler” hükmünü içermektedir. O halde mahkemece taraflar arasındaki sözleşme, temliknameler, bonolar, anılan yönetmeliğin 22.maddesi gözetilerek düzenlenmek üzere konusunda uzman üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sözleşmenin geçerli bir sözleşme olup olmadığı, anılan yönetmelik hükmünün olayda uygulama alanının bulunup bulunmadığı irdelenip varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı … Factoring AŞ.vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalı … Factoring AŞ.’den alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.