Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/7597 E. 2013/10815 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7597
KARAR NO : 2013/10815
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 202 ada 9, 204 ada 11 ve 210 ada 6 parsel sayılı sırasıyla 394,22 m², 2527,46 m² ve 5763,59 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bahçe ve tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazların Hazine adına tespit edilmesi gereken yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davanın reddi ile dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/10/2012 gün ve 2012/9984 E-11843 K sayılı kararı 202 ada 9 ve 204 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar yönünden onanmış, 210 ada 6 parsel sayılı taşınmaz yönünden bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece, temyize konu 210 ada 6 sayılı parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı yararına zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle bu parselin davalı gerçek kişi adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma hükme yeterli değildir. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporuna ekli memleket haritasında, bu taşınmazın kısmen yeşil renkli ormanlık alanda kaldığı görülmektedir. Tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu gözönünde bulundurulmamıştır. Bu nedenle, bu parsele ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra; davanın kabulü ile 210 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından taşınmaza ilişkin tapu ve vergi kaydı bulunduğu ve taşınmazın tarım arazisi olduğu gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılıp 20/09/2006 – 19/10/2006 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosu ve arazi kadastrosu vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve temyiz harcının istek halinde iadesine 26/11/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.