Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2688 E. 2010/9686 K. 14.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2688
KARAR NO : 2010/9686
KARAR TARİHİ : 14.09.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 25.11.2009
Nosu : 373-539

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili müvekkilinin ziraatle iştigal ettiğini, davalı ile hiçbir ticari münasebeti olmamasına rağmen müvekkilinin imzasını taşıyan senede istinaden hakkında icra takibi yaptığını, Pasinler ilçesinde arzuhalcilikle iştigal eden … isimli kişi ile olan münasebeti nedeniyle bu kişinin bazı evrak ve belgeleri imzalatırken bu nevi bir senedi de imzalattığının muhtemel olduğunu, bu nedenle de dolandırıcılıktan Cumhuriyet Savcılığına şikayet ettiklerini, soruşturmanın devam ettiğini, senette belirtilen borçlanmaya esas mal veya mal hükmündeki değerleri davalıdan alarak borçlanmasının mümkün olmadığını belirterek, senedin bedelsizliği nedeniyle iptaline, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitine, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının iddiasını kanıtlaması gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı ve davalıya atfedilen dolandırıcılık iddiası nedeniyle HUMK.nun 352.maddesi gereğince yemin de teklif edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını da ileri sürmüş ise de, sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydadilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, 14.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

TL
17.15.-O.H.
17.15.-P.H.
00.00.-Kalan

Aslı gibidir.