Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/7322 E. 2022/120 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7322
KARAR NO : 2022/120
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine dair karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 11/10/2018 tarih 2018/İHK-7770 sayılı itirazın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda, 16/07/2016 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile trafik sigortası olmayan biçer döver ve arkasında bulunan römorkun karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faiz ile beraber davalı sigortadan tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini 202.704,31 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun reddine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 199.721,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik talebinin reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre iş makineleri; yol, inşaat makineleri ile benzeri tarım, sanayi, bayındırlık, milli savunma ile çeşitli kuruluşların iş ve hizmetlerinde kullanılan; iş amacına göre üzerine çeşitli ekipmanlar monte edilmiş; karayolunda insan, hayvan, yük taşımasında kullanılamayan motorlu araçlar olarak tanımlanmıştır.
Karayolları Trafik Yönetmeliğ’inin 34. maddesine göre, resmi kuruluşlara ait iş makinelerinin tescil işleminin, ait olduğu kurum veya kuruluşun ilgili birimlerindeki tescil defterine işlenmek suretiyle yapılacağı, her makine için ayrı ayrı tescil belgesi tanzim edileceği, bu araçlarla karayoluna çıkılmasının gerekli olduğu hallerde, tescilini yapan kuruluşça tescil belgesinin trafiğe çıkış iznine ait bölümünün doldurularak tasdik edileceği ve bu şekilde karayoluna çıkacak araçların zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmış olmalarının mecburi olduğu düzenlenmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 34. maddesinin devamında ise özel veya tüzel kişilere ait olan iş makinelerinin tescillerinin, araç sahibinin bir dilekçe ile ilgili kuruluşa müracaatı üzerine tescil defterine işlenmek suretiyle yapılacağı ve bunun üzerine tescil belgesi tanzim edilerek araç sahiplerine verileceği, bu iş makinelerinin karayollarında sürülmesinin, tescil belgesine ekli trafiğe çıkış izin belgesinin tescilini yapan kuruluşça tasdik edilerek makine sahibine verilmesi ile mümkün olacağı, trafiğe çıkış izni verilirken makinenin zorunlu mali mesuliyet sigorta akdinin yapılmış olması ve Karayolları Genel Müdürlüğünden özel izin alınmasının mecburi olduğu düzenlenmiştir.
Yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca, davaya konu trafik kazasına karışan sigortasız biçerdöver ve arkasında bulunan römorkun, KTK 3. maddede yer alan iş makinesi kapsamında kaldığı, ancak Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 34.maddesinde düzenlenen iş makineleri için gerekli tescil belgesi ile trafiğe çıkış izninin bulunmadığı gözetilerek, İtiraz Hakem Heyetince davalı …’nın sorumluluğunun bulunmadığından istemin reddine karar verilmesi gerekirken, davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle hüküm tesisi yoluna gidilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalı vekilinin maluliyet raporuna, faize ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin maluliyet raporuna, faize ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11/01/2022 gününde Başkan … ve …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2. maddesinde “Hesaba; a)Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b)Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, c)Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için, ç)Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı
kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için, d)Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için, başvurulabilir. Cumhurbaşkanı, gerekli görülen hallerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda davacının yolcusu olduğu araç ile zorunlu trafik sigortası bulunmayan biçerdöverin karayolunda karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle davalı …’ndan cismani zarar talep edilmiştir. Hakem heyetince biçerdöverin trafiğe çıkış iznine dair belge sunulmadığı, dolayısıyla KTK ve trafik sigortası kapsamında olup olmadığının belirlenemediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş olup davacı tarafın itirazı üzerine itiraz hakem heyetince itirazın kabulü ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafın temyizi üzerine bozma ilamında her ne kadar biçerdöverin gerekli tescil belgesi ile trafiğe çıkış izni bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; biçerdöverin kaza tarihinde geçerli bir zorunlu trafik sigortası bulunmadığından, … da rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar ile sorumlu olduğundan, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerekirken, yazılı şekildeki sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyoruz.