YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/650
KARAR NO : 2013/4781
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R.
Davacı Hazine, 12.11.2007 tarihli dava dilekçesiyle, ..Köyü 1333, 1339, 1342 ve 1496 sayılı parsellerin, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yerlerden olduğu halde, kadastro sırasında davalılar adlarına tesbitinin itirazsız kesinleşmesiyle tapuya kayıt edildiğini, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki tapu kaydının iptaliyle Hazine adına tescilini istemiştir. Orman Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile katılan … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.06.2011 gün ve 3747-7086 sayılı kararında özetle: “Mahkemece, çekişmeli parsellerin kadastro tesbitinin askı suretiyle ilânını takiben 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; 5841 sayılı Kanunun 2. maddesiyle 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesine eklenen üçüncü tümcesinde yer alan “iddia ve taşınmazın niteliğine…” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31 – 77 sayılı kararıyla iptal edilmiş olduğundan, mahkemece yargılamaya devam edilip, Hazinenin iddiası, davalı tarafın savunması ve her iki tarafın delilleri sorulup oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … tarafından 1342 ve 1496 sayılı parsellere yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, genel kadastroda gerçek kişiler adlarına tapuya kayıt edilen taşınmazların, öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu savıyla açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde genel kadastro 1987 yılında yapılmış, çekişmeli 1333, 1339, 1342 ve 1496 sayılı parseller kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla …, … ve … adlarına tesbit edilmiş, 30.04.1988 ilâ 30.05.1988 tarihlerinde yapılan askı ilânı sonunda da davalılar adlarına tapuya tescil edilmiştir. Orman kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması dava tarihinden önce, ancak; genel kadastrodan sonra 1990 ilâ 1993 yıllarında yapılmış, sonuçları 06.04.1993 – 06.10-1993 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararına, incelenen dosya kapsamına göre temyize konu çekişmeli taşınmazların öncesi itibariyle yüksek eğimli maki ve ormanlık alanların içinde yer aldığı, eğimlerinin % 60 civarında olması nedeniyle, 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu, ormandan açılmak suretiyle muz bahçesi ve tarla haline getirildiği, üzerlerinde halen 40-60 yaşlarında kızılçam ağaçları bulunduğu, Orman Yönetimince geçirilen idarî ve teknik orman sınırlarının belirlenmesi çalışmalarında orman sınırları dışında
bırakılmışlarsa da; Orman Yönetimi tarafından 1993 yılında 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 06.04.1993 ilâ 06.10.1993 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosunun iptali istemiyle hasımsız olarak açılan davanın, Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.07.2008 gün ve 2006/199-135 sayılı kararıyla iptal edildiği, sözü edilen karar taraf olmayan davalı gerçek kişiler yönünden kesin hüküm oluşturmasa da, somut davanın tarafları için, orman kadastrosunun kanunî olmadığı yönünde delil oluşturduğu, yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanların orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesinin karşıt anlamından hareketle aynı Kanunun 1. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman sayılan yerlerden olduğu, 15.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p maddesi gereğince de, eğimi % 12’yi geçen yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından, aynı Yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılacağı gözetilerek yazılı biçimde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29.04.2013 günü oy birliği ile karar verildi.