YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/991
KARAR NO : 2012/17224
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 05/05/1993 tarihinden itibaren … … sigortalısı olduğunun tespitine, borçlanma talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
Davacı, 2926 Sayılı Yasaya göre … … sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş … … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının kök boyası halı dokuduğu ve bu halıları Ayvacık Kaymakamlığı Sosyal Dayanışma ve Yardım vakfı aracılığı ile sattığı ve sattığı ürünlerden 5.4.1993, 27.8.1993, 22.10.1993 tarihlerinde … kesintisinin yapıldığı ve 27.6.1997, 27.9.1997, 16.9.1998 tarihli müstahsil makbuzlarının düzenlendiği, ayrıca davacının küçükbaş hayvan yetiştirdiği, dinlenen tanık beyanları ve muhtar beyanından davacının hayvancılık, seracılık ve dokuma işi ile uğraştığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık davacının … işi ile uğraşıp uğraşmadığı hususunda toplanmaktadır.
… … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. 2926 SY’nın 3/b maddesi tarımsal faaliyeti “ kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsusu mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak sureti ile kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları” olarak tanımlamış olup, davacının yetiştirdiği koyunların yünlerini kök boyası ile boyamak sureti ile halı dokuma işi yaptığı ve ilgili kanunda ifadesini bulduğu gibi davacının hayvanlarından sair bir şekilde yararlanmak sureti ile kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyette bulunduğu sabittir.
O halde mahkemece yapılacak iş, davacının yaptığı işi tarımsal faaliyet olarak kabul etmek ve kurumca da kabul edilen prim kesintisi yapılan yıllarda kesinti tarihini izleyen aybaşından itibaren davacının … … sigortalısı olduğunun kabulüne karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve yukarıda belirtilen hususlara uygun araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
11/10/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.