Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5830 E. 2010/3727 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5830
KARAR NO : 2010/3727
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketi temsile …’ın yetkili olduğunu, sağlık sorunları nedeniyle aralarında …’ın da bulunduğu oğullarına şirket işlerini yürütmeleri için vekaletname verdiğini, …’ın şirkete hacze gelindiğinde öğrendiğine göre oğlu …’ın davalının da aralarında bulunduğu dava dışı … ve …’tan 20.000 YTL borç para alması sonrasında bu kişilerin silah zoruyla …’a şirket adına yirmi adet bono keşide ettirip ayrıca bir de çeki ciro ettirdiğinin anlaşıldığını, bu bonolardan ondört adediyle çeke dayalı ayrı ayrı iki takip dosyasıyla müvekkili aleyhine davalı yanca takipler başlattığını, müvekkili şirketin davalı ile bir ilişkisi olmadığını belirterek, toplam 203.800 YTL’lik bonolar ile 9000 YTL çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra baskısı altında ödenen 10.000 YTL’nin istirdadına, her iki takibin iptaline ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sürerken bonolardan iki adedi ile ilgili de davalı yanca takip başlatılması üzerine davacı yanca … Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası açılmış ve anılan mahkeme 15.02.2007 tarihinde 2007/37 Esas 2007/45 Karar sayılı karar ile birleştirme kararı verilmiştir.
Davalı vekili davacı iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin bonoları ciro yoluyla alan iyiniyetli hamil olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Yargılama sırasında davacı vekili her iki davanın da gerekçesini ıslah ederek müvekkili şirket yetkilisi …’ın oğlu …’a verdiği vekaletnamede kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisinin yer almadığını, vekilin yetkisini aşarak bonolar keşide edip çek ciro etmesinin müvekkili şirketi bağlamayacağını bildirmiştir.
Mahkemece davacı ıslahı gözetilerek incelenen vekaletname içeriğinden geniş yetkiler içerdiğinin ve …’ın ticari mümessil olarak tayin edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı yanca kanıtlanamayan asıl dava ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine, davalı yanın koşulları oluşmayan tazminat isteminin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 31.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.