Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/11999 E. 2010/7455 K. 14.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11999
KARAR NO : 2010/7455
KARAR TARİHİ : 14.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 17.03.2009
No : 116-49

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkili banka ile dava dışı … İnş.Taah.ve Tic.Ltd.Şti.arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesini … Belediye Başkan vekili olarak ve Belediye adına kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibin … Belediye Başkanlığı vekili tarafından belediyenin borç altına sokulmasının ancak meclis kararı ile mümkün olabileceği gerekçesiyle itiraz edildiğini, bu durumda davalının BK.nun 41 ve 38.maddeleri gereğince sorumluluğunun bulunduğunu bildirerek 38.127.72.-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ne müvekkilinin ne de … Belediyesinin dava konusu krediye kefaletinin bulunmadığını, kredi kullandırılan … İnş.Ltd.Şti.’nin … Belediyesinden iş aldığını ve davalı bankanın bu hususun teyidini talep etmesi üzerine teyit sağlamak amacıyla sözleşmenin alt kısmına sadece belediye mührü basılarak mührün üzerinin müvekkili tarafından başkan vekili sıfatıyla imzalandığını, sözleşme altındaki teyit amacıyla basılan mühür ve müvekkilinin imzasının kefalet sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğini, kaldı ki, davacı bankanın belediyenin borçlanmasının ancak meclis kararı ile ya da bütçe kararnamesinde verilen yetki ile mümkün olduğunu bilmesi ve bu hususun araştırması gerektiği halde basiretli bir tacir gibi davranmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; dava konusu kredi sözleşmesinde … Belediye Başkanlığı’nın mührü ve bu mühür üzerinde Belediye Başkan vekili olarak davalının imzası bulunsa da, mühür ve imzanın kefalet amacı ile kullanıldığına dair bir açıklamanın yer almadığı, yine davalı imzalarının yanında kefil ibaresi ve kefil olunan miktara ilişkin bir ibarenin bulunmadığı, bu itibarla yasal şartlarına uygun olarak bir kefalet gerçekleşmediğinden davalıya sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle Kredi Genel Sözleşmesinde davalının isminin bulunmamasına ve Belediyenin de bir ilgisinin bulunduğunun kanıtlanamamasına ve Genel Kredi Sözleşmesinin tüm sayfalarının davalı tarafından imzalanmamış bulunmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 14.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.