YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3769
KARAR NO : 2010/1936
KARAR TARİHİ : 25.02.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :20/10/2008
Nosu :2006/296-2008/432
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının alacaklısı olduğu Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2004/6353 sayılı dosya ile müvekkili aleyhine takip yaptığını, alacağın tamamı olan 38.700.00 YTL’nin yasal faizi ile tahsil edildiğini, ancak davalının müvekkilinin tecrübesizliğinden yararlanıp cebri icra ve haciz tehdidi ile müvekkilinden elden fazla para tahsil ettiğini, bu ödemelerin dosyadaki borçtan mahsup etmediğini, müvekkilinin toplam 9.500 YTL fazla ödemede bulunduğunu, bu fazla ödemenin tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, taraflar arasında birden çok alacak borç ilişkisi bulunduğunu, davacının bilgisi dışında banka dekontlarına sadece belli bir dosya borcu gibi göstererek fazla ödeme yapmış gibi mizansen yarattığını, 21.07.2004 tanzim ve 26.07.2004 vadeli bonoya dayanarak Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/1845 D. İş sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, davacının bu senede mahsuben ödemeler yaptığını, bakiye borcu ise diğer borçlu dava dışı Tevfik Öncül’den aldığını ve bonoyu iade ettiğini, davacının dava konusu ettiği ödemelerin bu alacağa mahsuben yapılan ödemeler olduğunu, kaldı ki 3.300 YTL bedele ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının icra dosya numarasının yazıldığı havaleler yönünden ödemeyi icra dosyası için yaptığını ispatladığı, bu ödemeler toplamının 8.200 YTL olduğu, 1.300 YTL’lik bölüm yönünden ödemenin icra dosyası için yapıldığının davacı tarafından ispatlanamadığı, davalının ödemelerin başka bir senet için yapıldığını ispatlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı, icra dosyası harici yapılan ödemelerin icra dosyasından mahsup edilmediği, fazladan ödenen miktarlar yönünden takipten önce davalının temerrüde düşülmediği, alacağın likit bulunduğu, reddedilen kısım yönünden davacının takibinde kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-1.300 YTL’lik havale ile yapılan ödemenin de başka bir borç ilişkisi davalı tarafından kanıtlanamadığına göre önceki borcun dayanağı olan senedin vade tarihi ile havale tarihi gözetildiğinde dava konusu borca yönelik olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.